21 Temmuz 2014 Pazartesi

GARİP HALLER (1)

  Şaşkın, panik, heyecanlı, sakar biri olduğumu söylemiş miydim?
Şimdi bu hallerin bana neler yaşattığını anlatmak istiyorum.. Belki hergün  belki aralıklarla anılarımı anlatabilirim..


* 7 yaşındaydım.. İlkokul birinci sınıf deneyimim ağır oldu.  Kaydım okulun ilk günü gerçekleşmedi galiba bende net hatırlamıyorum aslında  Ama okula gittiğimde herkes okuma yazma biliyordu. Yani harf olayını geçmişler bayaa cümleleri okuyup yazıyorlardı.
Babamla gittim... bizi okul müdürü karşıladı onlar ayaküstü konuşuyorlar bende sağa sola bakıyorum. Bana ''Sen sınıfına gidebilirsin'' dediler. Bende kapı çalma adabı yoktu tabi direkt kapıyı açtım herkes derste bana bakıyor benim gözüm boş sıra arıyor. Hemen pencere kenarından en arkadaki boş eski sırayı gördüm ve kimseye birşey söylemeden sırama geçtim. Kapıyıda kapatmadan girdim medeniyet sıfır..
Ne ben öğretmenle konuşuyordum ne de öğretmen benimle.. Daha baştan yıldızımız barışmadı anlayacağın.
Neyse derse devam edildi. Öğretmen eline bir fiş aldı duvar kenarındaki sıradan başladı herkese fişi göstermeye. Mini mini birler birşeyler söylüyor ama ben hiç birşey anlamıyorum.  Öğretmen Yavaş yavaş bana doğru geliyor bende panik ve şaşkınlık... Veeee sıra bana geldi fişi gösterdi ben fişe bakıyorum fiş dahil öğretmen ve öğrenciler bana bakıyor. Öğretmen ''OKU'' dedi bende ses yok, Öğretmen ''okusana'' dedi ben de yine ses yok ''üçüncü kez '' OKU'' dedi yok arkadaş nasıl okuyayım okuma yazmam mı var.. ''OKUMAYACAĞIM İŞTEE !!!'' dedim. Evet tam olarak bunu dedim :) Öğretmen ''Bir vurucam duvara yapışacaksın'' dedi.. Evet o da tam olarak bunu dedi. Ben sessiz kalır mıyım ''VUR!'' dedim. Bunu 7 yaşında bir kız çocuğuyken söyledim. (Çok cesurmuşum gerçekten)

Ben sessiz, çekingen, utangaç asosyal bir çocuktum ve ailem dışında hiç kimseyle konuşmazdım. Okula isteksiz gelmişim moral sıfır okuma yazma bilmiyorum ve ilk 5 dakika geçmeden bana fiş gösterip OKU diyorsun. Ben daha A diye harf olduğunu bilmiyorum sen ne diyorsun ?? hadi okuma yazman yok sıra sana gelinceye kadar o kadar öğrenci fişi okumuş hiç mi birşey anlamadın duymadın diye sorabilirsin.. Evet birşeyler duydum ama hiiiiç birşey anlamadım. Ne diyor bunlar yaa diyerek şaşkın ve panik halde ne dediklerini anlamaya çalıştım anlayamadım.

Ben VUR dedim peki öğretmen ne yaptı tabi ki VURMADI :))))

Masasına gitti.. Bunlar olurken benim bir elim çantamdaydı. (o zamanlar çantamızı sıranın altındaki boş bölmeye koyardık ) Ters bir durumda çantamı alıp kaçmak için hazır bekliyordum :))
Arka sırada yalnız oturuyordum önümde ikişerli oturan öğrencilerin arasından öğretmene bakıyordum o masasına oturmuştu benim ses yine duyuldu :: ''BEN EVE GİDİYORUM.'' Öğretmen de durur mu :: ''GİDERSEN GİT. '' dedi Ve ben gitmedim ;))

Okula kaç gün gittiğimi hiç hatırlamıyorum ama sürekli eve kaçıyordum derse girmiyordum. Evimiz okula çok yakındı (yürüyerek 1 dakika) Her sabah çantamı sınıfa bırakırdım ama derse girmezdim eve gelir arka bahçede otururdum. benden 19 ay küçük bir erkek kardeşim var o beni görür ve zorla okula götürmeye çalışırdı inat ederdim ama o benden güçlü olduğu için daha fazla direnemezdim.  Bu hergün böyle devam ederken okul müdürü babamı okula çağırdı... Onlar okulun merdivenlerinde konuşurken ben okul bahçesinde yere oturmuş çakıl taşlarıyla oynuyordum ve bir gözümde babamdaydı. neler konuşuyorlar diye merak ediyordum ve muradıma ermiştim  Beni okuldan aldı babam . Okul müdürü demiş ki; Kızınız yaşıtlarından daha geç gelişiyor 2-3 yaş geriden takip ediyor.  Okul müdürü beni fazla gözlemlemiş ve doğru tespitte bulunmuş :) Hem fiziksel hem ruhsal olarak yaşıtlarımı 2-3 yıl geriden takip ettiğim doğrudur :)

Okuldan kurtulmuştum ve mutluydum.
Bir yıl sonra yani ben 8 yaşındayken yine mi geldi okul vakti.. Valla geldi ! Öğretmen değişmişti bu sefer daha hoşgörülü, sakin, çocukları seven bir öğretmen vardı ŞÜKÜR. Bende büyümüştüm ve artık kalabalık ortamlara girmekten çekinmiyor huzursuzluk çıkarmadan okuluma gidiyordum. Sorunsuz geçti yani derseniz cevabım hayır olur. Ama bu sefer ben değil kardeşim :)))

Biz dersteyken kapıyı çalmadan (ablasının kardeşi tabi kapı çalmak mı o da ne)  açar şöyle bir sınıfı süzer beni gördüğü an kapıyı kapatır giderdi. Bunu hergün yapıyordu ve sonunda okul müdürü babamı okula çağırdı.  Sürekli okula geldiği için okumak istiyor düşüncesine kapılıyorlar ve ''Bir kaç gün gelsin derslere girsin eğer severse ve dersleri iyi olursa kaydını yaparız'' demiş müdür bey.
 Bizimki  okula başladı ve  derslerde fena sayılmazdı dolayısıyla bir süre sonra  kaydı yapıldı. Kardeşimle sınıf arkadaşı olduk iyi mi?

Yıllar sonra anladım ki aslında kardeşimin sürekli biz dersteyken sınıfa gelmesi okumak istediğinden değil beni kontrol etmek içinmiş. Haklı tabi..  bir yıl önce az mı çekti. sürekli evin arka bahçesinde bulur zorla okula götürmeye çalışırdı.  Evde göremiyor sınıfa geliyor bakıyor ki sınıftayım hemen çıkıyordu :)))


Buarada benim okuyamadığım fiş ''ALİ BAK''

Yıllarca ALİ isminden nefret ettim sonra dayımın adının ALİ olduğunu idrak edince geçti :)









............................................................................





20 Temmuz 2014 Pazar

BAŞLIK BULAMADIM :)




  Selamlaaarrr
Herkes birbirini mi takip ediyor birbirinimi taklit ediyor nasıl benzeştiniz bu kadar ??
Saçlar kaşlar gözler kime baksam aynı kişi..
Eskiden sadece kadınlar birbirine benzerdi şimdi erkeklerde de aynı durum mevcut Sarışın esmer farketmeksizin sakal modasına kapıldılar.
Allah'tan yakışıyor bak ona bişey diyemeyeceğim ama az biraz azaltın  kirli sakal olsun mesela. Herşeyin çoğu gibi sakalında fazlası göz zevkine zarar!
                       

                                                 ***



 Hâlâ giyim konusunda sıradışı takılanlarınız var. Bir tarafı şort diğer tarafı kot görünümlü şey nedir öyle !? Bu dikkat çekme ve konuşulma çabandan vazgeç çünkü hiç dikkat çekici değilsin aksine modayı geriden takip ediyorsun  bu da seni komik duruma düşürüyor.

           

                                                                                                   

                         
Hızlı kilo vermenin yolunu buldum :)))
Yeni bişey değil ama bununda üstüne tanımıyorum açıkçası.

Ne yapıyoruuzzz
* Beyaz ekmekle vedalaşıyoruz
*Akşam en geç saat 18:00'de akşam yemeği olayını tamamlıyoruz
*Günün herhangi bir saati (Ben öğleden sonra 15:00'de vakit denk getiriyorum) Spor yapıyoruz

Spor olmazsa olmaz.. Biliyorum çok keyif almıyorsun ama o sadece başta sıkıcı merak etme. Sporun faydalarını görünce vazgeçemeyeceksin tecrübeyle sabit.
Beslenme ve spor şart. Eğer beslenmeye dikkat eder spor yapmazsan sadece kilo verirsin ama sıkılaşmakta önemli. En etkili sporun pilates olduğunu düşünüyorum ve yapıyorum. Mutlaka denemelisin..

                                                                                                                       KOLAY GELSİN :)






....................................................


SİGARA DEDİĞİN ZEHİR



 Şu sigarada ne bulur insanlar acaba???

Hayır kokusu desen onda da hayır yok nesini bırakamıyorsun anlamıyorum. Ayrıca zehir olduğunu idrak edemeyecek kadar beyin hücrelerini öldürmüş resmen.. UYAN!

Her yerde sigaranın sağlığa zararlı olduğu yazıyor, söyleniyor buna rağmen kopamıyorsun ilginç. Kendini hiç sevmiyor musun?
Bari sigara kullanmayanların yanında içme ki onları da zehirleme !

Ben sigara dumanından rahatsız olurum ve bulunduğum ortamda hiç tanımadığım biri sigara içiyorsa direkt söyleyemem ortamı terkederim.. Söyleyemiyorum çünkü bu vatandaş oracıkta beni tersler bende dayanamam ağlarım filan gerek yok yani ordan çeker giderim daha iyi..

Hatta böyle birşeyi geçen ay yaşadım. Bir cafede arkadaşımla oturuyoruz 3 genç abla geldi yan masaya oturdu. Tabi boş dururlarmı yaktılar birer sigara kendilerince keyif olsada dumanı bize eziyet oldu. Hiçbir şey söylemeden en köşedeki ve ablalara uzak masaya geçtik. İncilerimiz dökülmedi şahsen daha iyi oldu masa değiştirmek :)

Ama sen yinede sigara içeceksen sağında solunda rahatsız olabilecek insanlar mutlaka vardır onlara dikkat et. Herkes benim gibi sessizce ortamı terk etmek yerine ''Sigara içecek başka biryer bulamadın mı'' diyebilir belli mi olur. Bazıları fazla sert, selam vermeye bile çekiniyor insan.


Neyse,  diyeceğim o ki sana göre adı sigara bana göre zehir olan zararlı maddeyi biran önce bırak. Kimse için değil kendin için yap bunu. Zor olmamalı çünkü bırakanlar var. Eğer zor ve imkansız olsaydı onlarda bırakamazdı öyle değil mi? Demek ki isteyince bırakabiliyorsun HADİ DENE...







..........................................................................................







19 Temmuz 2014 Cumartesi

SERDAR ORTAÇ İYİLEŞİYOR


    Biliyorsun Geçtiğimiz haziran Serdar Ortaç Chloe ile evlendi ve hemen ardından MS hastası olduğunu öğrendik. Aslına bakarsan haziran serdar'a bir yandan güzellikler sunarken diğer yandan üzücü olaylar yaşatıyor. Haziran 2012'de babasını kaybetmişti ve 4 gün sonra yeğeni Elif dünyaya geldi. Haziran 2014'te Chloe ile evlendi bir kaç gün sonra MS olduğunu öğrendi.
Neyse vardır bunda da bir hayır diyelim ve Serdar cephesinden güzel haber vereyim.

Serdar Ortaç iyileşiyoooorrr :) Aralıklarla kortizon tedavisi ve uzun sürecek ilaç tedavisi var. Ayakta durmakta bile zorlanırken artık yürüyebiliyor ve araba kullanabiliyor.. Hatta geçtiğimiz gün konser bile verdi :)
Hayranları bu durumdan dolayı çok mutlular ve hemen tarihi belli en yakın konserine gitmek için sabırsızlanıyorlar :)




SERDAR ORTAÇ KONSER TAKVİMİ

27 temmuz 2014 CRATOS (Kıbrıs)

5 Ağustos 2014 Harbiye (İstanbul)

10 Eylül 2014 İzmir Kültür Park

27 Eylül 2014 Azerbaycan





Serdar Ortaç sağlık durumunun iyiye gittiğini twitterdan duyurdu....











........................................................................................................

18 Temmuz 2014 Cuma

ARDA TURAN

 
    Arda Turan'la  ilgili haber okumadığım bir gün yok.. Twitter, Gazete, Tv'ye ne zaman baksam Arda Turan.  Bir insanın birgün içinde 2-3 farklı haberi çıkar mı? Çıkıyor..

Her söylediği her yaptığı olay... Transfer haberleri, giyim stili, Özel hayatı  ve röportajlarda söylediği herşey olay...
Transfer haberleri sanırım sadece iddia  Çünkü dün çıkan habere göre Arda'nın Atletico da 3. kaptan olacağı konuşuluyordu. Yani o konu biraz karışık.. Birgün ''galiba bu sefer gidiyor'' dedirten haberler okurken 3 saat sonra bulunduğu takımın kaptanı olacağı  söyleniyor... Futboldan hiç anlamam bu yüzden kalmasımı yoksa gitmesimi iyi onu da bilmiyorum Ama sürekli yedek kulübesinde sırasının gelmesini beklemektense her maç sahaya çıktığı bir takımda olması daha iyidir zaar.

Giyim stilini benden başka beğenen kimse yok galiba.. Tamam Türkiye'de alışık değiliz bu tarza ama bence kendimizi geliştirsek algımızın yönünü değiştirsek daha iyi olmaz mı? Yabancılar yapınca ağzımız açık bakarken bizden biri yapınca dalga geçmek neden ?  Arda yurt dışında yaşıyor ve göz önünde dolayısıyla klasik olmak yerine biraz fark yaratmak en doğrusu. Kısa paça pantolon ve babet giyince insanın kimliği değişmiyor hemen telaşa kapılma. Arda yine bildiğin Arda!  En son taktığı halhal da gözden kaçmadı tabi :)) Bak ben onuda yakıştırdım ne yalan söyleyeyim. Bir derginin fotoğraf çekiminde şık duruyordu ama tabi halhal olayını çok uzatmamasını rica ediyorum fazlasına hiiiiç gerek yok Arda. O bir kerelikti oldu bitti demeni temenni ederim ;)

Özel hayatıylada sıksık gündeme geliyor ve haberlere bakacak olursak bir hayli karışık ! Nedir ne değildir demeye kalksak işin içinden çıkılacak gibi değil. Takip edince o karışıklığın sadece haberlerde olduğunu görüyorum. Arda sürekli erkek tayfasıyla geziyor :) Başkası olsa neden çıkan habere net bir açıklama getirmiyor derdim ama Arda olunca söyleyemiyorum çünkü hergün farklı isimler öne sürülüyor. X 'i tanımıyorum dese ertesi gün Y çıkıyor.

Röportajlarda ayrı gündem! En son bir dergiye verdiği röportajda sorulan soru üzerine maçtan önce neler yaptığını anlatmış. Isınırken yasin dinliyorum demiş, Vay efendim sen misin bunu diyen. Neden bu tip şeyleri gizli yaşamıyorsun, dini kullanıyorsun gibi saçma eleştiriler geldi.
Bir din nasıl kullanılır? Yani ben bugüne kadar namaz kılıyorum yasin okuyorum diyen birine ekstra saygı duyduğumu, sevmediğim halde baş tacı ettiğimi hatırlamıyorum. Din kullanmak diye birşey olamaz.. Maça nasıl hazırlanıyorsun sorusunun cevabını vermiş bu kadar ayaklanmanın anlamı yok. Belki senin için birşey ifade etmez ama Arda'yı idol olarak gören küçük hayranları var onlara bu anlamda iyi bir örnek olduğunu düşünüyorum. Herşeye REKLAM demekten ne zaman vazgeçeceksin!?

Geçenlerde Aziz Yıldırımla biraraya gelmesi çok tartışıldı.. Bende GALATASARAY'lıyım ama bu buluşmada tepki göstermemi gerektirecek birşey göremedim.  Bazılarının hayatı çok sıradan ve boş galiba ki sürekli birilerini eleştiriyor nerden vursam ne yapsam da yere düşse diye çabalıyor.YAZIK!

Arda Turan ve onun gibi attığı her adım söylediği her söz olay olanlara sabır ve kolaylıklar diliyorum...





                                                                                                                           
DeryaTürkmen

....................................................................................




















17 Temmuz 2014 Perşembe

Yeni Nesil Hayran!


 Selamlar,

  Yeni nesil ünlü hayranlarını görünce üzülüyorum. Eskiden facebook, twitter yoktu hayranı olduğumuz ünlü isimlere ulaşmamız imkansız değildi ama zordu. Ben hiç bu tip girişimlerde bulunmadım ama mesela mektup gönderilirdi . O mektup sahibine ulaştımı ulaşmadı mı okudumu diye aklında yüzlerce soru..
Şimdi öyle mi??
Twitterdan istediğin heran ulaşabiliyorsun. Aklı başında olan insan acaba tweetimi gördümü okudumu diye düşünmüyor,  biliyor ki okuyor. Yeni nesil hayranlar bunu kavrayamadığı için bir tane güzel tweet atsa 50 tane '' okudun mu, gördün mü, beni görmüyor musun, abi/abla galiba görünmez oldum'' tarzında tweetler atarak insanı çileden çıkarıyorlar.

Bazen korkutan seviyeye ulaşıyor ilgileri.. Özellikle genç erkek oyuncuların hayranları özel hayata kadar müdahale ediyor.
Aylar önce hatırlıyorum 2 ünlü oyuncu ikiside 90 doğumlu ve aynı dizide yer alıyorlar. birlikte sinemaya gitmişler yanlarında da arkadaşları var hayranlar twitterdan tweet yağmuruna tuttular ''Sevgili misiniz?, n'olur bir açıklama yapın, bişeyler söyleyin birliktemisiniz'' gibi..

Yine başka iki oyuncunun birlikte olduğu haberleri çıktı ve bu haber gerçekti. Hayranlar ne yaptı dersin ?? Tabi ki vay efendim o kadınla nasıl birlikte olursun? sana yakıştı mı? hem yaşı senden büyük, gibi tweetler atıldı. Bunlar yine bişey değil kadına hakaretler edildi yaşından , fiziğine, eski ilişkilerinden herşeye kadar yazdılar. İlişki zarar görmedi hatta zarar görmediği gibi daha da pekişti :)) Hayranlar, adam kadından soğusun diye çabalarken aşk ateşini körüklediler :)

Hep kötü yaklaşımlar olmuyor tabi ki.. Biten ilişkiden sonra ''lütfen ayrılmayın çok yakışıyorsunuz, siz ayrıldıysanız aşk diye birşeye inancım kalmadı''  gibi saçma sapan yorumlarda okumuyor değilim hani.
Bitmiş bir ilişkiden sonra '' iyi oldu ayrıldılar'' demek ne kadar terbiyesiz ve saygısızca bir yaklaşımsa ''Lütfen ayrılmayın'' demekte aynı seviyededir.

Hepimizin hayranı olduğu isimler var yakından takip ediyoruz ama hayatlarına  bu kadar müdahale etmek neden? İyi veya kötü alınmış bir karara saygı duymak gerek. Kalp bu kimi seveceğine sen dışardan müdahale edemezsin.
Hayranı olduğun  isimler Sana  şarkılar söyler dinlersin, Dizide bir karakter canlandırır izlersin .. Varsa işiyle alakalı söyleyeceğin bir şeyler hakaret etmeden ve onunda kendi eksiğini görmesi açısından yorumunu yaparsın. Ama konu özel hayatsa orda durmasını bilmelisin.

Bir hayalin hedefin olsun onu gerçekleştirmek için yaşa. Hayranı olduğun insan HAYATI yaşarken sen klavye başında onun hayatını yaşıyorsun. Kendine verdiğin değer bu kadar. Şimdi kalk  işe yarar bir hedef belirle kendi dünyanı kur. Başarılı ve işe yarar bir genç ol.






......................................................................................








16 Temmuz 2014 Çarşamba

UZUN LAFIN KISASI NASIL OLUYOR ???


      Selamlaaaarrrrr
    Yaz Sil, Yaz Sil, Yaz Sil....
Blog yazısı yazarken zorlanıyorum. Aslında yazmak konusunda sıkıntım şöyle, bir konuya giriş yapıyorum hooopp bambaşka konuya doğru ilerlemişim. Birde kısa yazmak isterken o yazı nasıl uzuyor..

Mesela Bu yaz İzlediğim dizilerden bahsedecektim şöyle herbirini kısaca özet geçeyim dur birazda kendi düşüncelerimi ekleyeyim 2 tanede fotoğraf derken sen düşün gerisini.. Sonra dedim ben bile okurken yoruluyorum sıkılıyorum başkası okumak bir kenara görür görmez kapatır. Çok yazmak istiyorum hemde herşeyi ama nasıl ketum bir insanım bilsen. Herşeyi düşünüyorum az şey paylaşıyorum.  Bazen kendi fikrimi beğenmiyorum. Mesela dün bir yazı yazdım hatta kaydettim bu sabah blogta yayınlamak için ama n'oldu 1 saat geçmeden karar değişti ve sildim. bu sabah başka bir yazı yazdım yarım kaldı neden? E çok uzadı yazarken sıkıldım.

Yazmaya devam tabi vazgeçmek yok ama kısa ve öz yazmanın püf noktalarını araştırmalıyım. Çok konuşan biri değilim ama iş yazmaya gelince bitmiyor. Doğum haritam bana der ki; sen yazar ol böyle bir  kabiliyetin var bu yola gir. Bilmiyorum düşünmem lazım.

Buarada bu yaz izlediğim dizileri yazayım da konu boşa gitmesin bari.
Aslında çok dizi izlemem, genelde Tv programları  izlerim ama konusu basit, romantik komedi tarzı diziler bulunca kaçırmıyorum.

Mesela
Kaçak Gelinler
Kiraz Mevsimi
Ulan İstanbul
Kocamın Ailesi

Kaçak Gelinler Ve Ulan İstanbul Aynı gün aynı saat ve farklı kanallarda yayınlanıyor bu yüzden Kaçak Gelinleri izliyorum ama Ulan İstanbul'un 1500 kez tekrarı yayınlandığı için şansa artık onuda kaçırmamış oluyorum.
Kiraz Mevsimi ve Kocamın Ailesi fox'da.. Ben beğendim bu dört diziyi..  kafa yormadan izlediğim keyifli diziler. Ulan İstanbul aslında çok fazla tekrar bölümü yayınlandığı içinmi bilmiyorum ama sanki dizi izlemiyorumda aile, akraba komşuların evini gözetliyormuşum gibi hissediyorum ben mi yoksa dizi mi değişik :)
Dizilerin konusuna hiiiç girmiyorum zira girince çıkamıyorum (Denedim)..  Bana bir soru sor eğer cevabını biliyorsam Eeennn ince detaylarına kadar anlatırım. Yok valla hiç beceremiyorum uzun lafın kısasını. Birde yetmezmiş gibi konudan konuya atlamalarım var..

Hadi bitti...........




................................................................................................


15 Temmuz 2014 Salı

SABIR İLAÇTIR !

   

Merhabaaaa

  Yine sorunlar birlik olup hayatının en kötü günlerini yaşamana sebep oluyorsa ÜZÜLME bu da geçer.
Ne yaşarsan yaşa herşeyin sonu olduğu gibi kötü günlerinde sonu var buna inan.
 Yılmak, pes etmek yok.!

   Maddi zorluk içindesin manevi olarak dibi ha gördün ha göreceksin peki hiç mi şükredecek birşey yok ???
SAĞLIK ne alemde ? Sağlıkta sorun yoksa yine iyisin,,  Ya o da olmasaydı?
Hayat hiçbir zaman dört dörtlük olmayacak biliyorsun değil mi? bilmiyorsan da işte söylüyorum BİL :)))
Hep problemlerle karşılaşacaksın ve çözmekle cebelleşeceksin bu kaçınılmaz.
Bir taraf eksik olacak, sabrın sınanacak.
Bunca paraları olmasına rağmen yine de mutsuz dediğimiz, Neden  mutsuz ki maddi olarak rahat neyi bu kadar dert ediyor diye düşündüğümüz  insanlar vardır. Aslında onlarında eksik olan bir yanı var. Belki aşk belki de sağlık yönünden fakirdir!  Olamaz mı olabilir.
SAĞLIK olur PARAN olmaz, Paran olur AŞK olmaz, Yani hep bişeyler eksik olur. Dertsiz insan yok anlayacağın...

   Şu var ki; Problemler çözülür yeter ki çözmek iste. Sorunlar karşısında soğukkanlı olmayı başardığın zaman her anlamda kazanırsın. Öyle telaşa kapılıp olmayacak şeyler yapma sakin ol dert sadece sende değil herkeste.. Sanki ilk kez mi herşey ayağına dolandı !?

  SABRET!



 ...Derya TÜRKMEN...



........................................................







 

27 Haziran 2014 Cuma

DİREN SERDAR ORTAÇ


Serdar Ortaç'ın 26 mayıs'ta çıkan BANA GÖRE AŞK Albümünü konuşmak isterken sağlık sorununu konuşuyoruz malesef.
Ortaç MS'le tanıştı ve bizide tanıştırdı. Herkes nedir ne değildir, Ortaç neler yaşıyor bu dönemde diye detaylı araştırıyor başta ben tabi ki ZİRA fan olmak bunu gerektirir.

 S.ORTAÇ'la sadece MS'i değil insanlığın da ölmeye yüz tuttuğunu öğrenmiş olduk. Ben bu kadar lüzumsuz insanları birarada görmemiştim. Ne kadar kalbi kir pas tutmuş insan varsa hepsi ortaya çıktı. Nerde barınıyorlarsa orda kalsınlar Allah hepimizi onlardan korusun.

Serdar'ı twitter'da takip ediyorsanız (@serdarortacs )  ki etmeniz şart değil serdar ortaç diye search edin dehşete düşersiniz. Bazıları hızını alamayıp direkt kendisine tweet atıyor. Rezillik kepazelik aldı başını gidiyor. S.ORTAÇ'a değilde başka isimlere yazsalar şuan mahkeme koridorlarında sürünüyorlar "AFFET" diye yalvarıyorlardı.
Serdar yazılan tüm kötü tweetleri RT ederek "Görün neler var " demeye çalışıyor galiba..

Sevin dinleyin demiyorum ama kin ve nefrette kusmayın! Kime ne zaman ne olacağı belli olmaz. Yarın Ortaç koşarken siz adım atamayacak duruma gelirsiniz.

Konuyu eşi Chloe'ye getirenlerde var.. Parası için evlendi diyenler ???? Sanırsın İstanbul'un yarısı ORTAÇ'ın. Neleri hesaplıyorlar PES !
Chloe 2 yıldır Ortaç'la yaşıyor ve bu hastalık bir günde ortaya çıkmadı. Serdar yıllardır röportajlarında ayağında ağrıların olduğunu yorgun hissettiğini söyler. 2 Yıldır Chloe Serdar'ın durumunu biliyordu o imzayı atarkende aşık olduğu için attı. Tabi insan kötü ve fesat bir kalbe sahip olunca iyi niyeti hiç bir zaman anlayamaz.


Serdar Ortaç MS'i yener dalgasınıda geçer. O çok güçlü.. Ne sıkıntılı dönemleri oldu hepsini atlattı Bu sınavıda başarıyla geçecek..
Ortaç'ın doktoru, durumunda düzelme olduğunu ve yakında eski sağlığına kavuşacağını söyledi rahat nefes aldıran bir haber bu.


S.ORTAÇ'ı sevmeyenler kusura bakmayın ama yakın zamanda kendisini sahnede göreceksiniz. Serdar Ortaç'tan hiçbir zaman kurtulamayacaksınız ZİRA o kadar albümü ve şarkılarını da yanında götürecek değil. Ayrıca biryere gittiği yok MS öldürmez SERDAR ORTAÇ her daim sesi ve şarkılarıyla ensenizde olacak bilin istedim..

 SERDAR ORTAÇ'a en acilinden şifalar diliyorum - Sevenlerin senin için dua ediyor sende pes etme sahne seni bekler ; Seninde dediğin gibi daha bir ton iş var yapacak.



..........................................................

2 Mayıs 2014 Cuma

Yapraklar Yeşerip Hayat Tazelenirken Cildinizi Onarın



Bahar geldi çattı. Mevsim geçişleriyle baş gösteren fiziksel değişikliklerle de karşı karşıya kaldık. Bu değişikliklerin şüphesiz en büyüğü cildimizde yaşanıyor. Mevsim geçişlerinde cildimizin nem dengesinde önemli değişiklikler yaşanır. Cildi kuruluktan pul pul dökülen de vardır, cildinin çok yağlı olmasından şikayet eden de. Siz de büyük ihtimalle bu sorunların birinden şikayetçisiniz. Cildinizde meydana gelen bu değişikliklerin önüne geçmek için tek bir yol var, o da cilt bakımı. Ne öneriyorsun dediğinizi duyar gibiyim. Anlatayım:

Yeni çıkan cilt bakım ürünlerini hepimiz deniyoruz, takip ediyoruz ama cildimizi uzun zamandır tanıyan ve koruyan bir marka var: Vaseline! 140 yılı aşkın süredir bizimle birlikte olan, nesilden nesile geçen bu ürün bize gerçek nemlendirmeyi sağlıyor. Vaseline markası şimdi de, üçlü saflaştırma yöntemiyle geliştirdiği Türkiye’deki en saf Vaseline Nemlendirici Jel’i bize sunuyor.



Vaseline Nemlendirici Jel, 3 kat saflaştırılmış formülü sayesinde piyasadaki diğer kremlere göre çok daha iyi sonuçlar veriyor. Üstelik sadece cilt nemledirmede değil; yara bakımı, pişikler, dudak bakımı gibi durumlarda da iyileştirici etki gösteriyor.

Son olarak, size çok mutlu olacağınız bir haber daha vereceğim: Hepimizin bayıldığı Vaseline’in Cocoa Butter losyonu ve kremine şimdi de Nemlendirici Jel’i eklendi! Bu harika ürünü cildinizi ve dudaklarınızı nemlendirmek için her gün kullanabilirsiniz.

Siz de bahar gelirken taptaze bir cilde kavuşmak istiyorsanız Vaseline Nemlendirici Jel’e tüm marketlerden ve eczanelerden ulaşabilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
-->

24 Nisan 2014 Perşembe

Ücretsiz görüntülü ve sesli arama mümkün mü? LINE ile EVET!

Alexander Graham Bell ilk “Alo” dediğinden bu yana geçen 138 yılda telefon teknolojisi çok farklı bir noktaya geldi.

Tüm bu değişime rağmen sabit kalan tek şey iletişim kurma ihtiyacımız. Eskiden ses ve yazı yoluyla yapılan uzun mesafe görüşmelerde bugün görüştüğümüz kişiyi an be an görebiliyoruz.  Önceden çok pahalı ve ayrıcalıklı görünen bu imkânlar artık büyük çoğunluğun kullandığı akıllı telefonlara yüklenen uygulamalarla ücretsiz bir şekilde sunuluyor. Yüz yüze iletişimin yerini hiçbir şey alamasa da günümüzün hızlı yaşam koşullarında bu durumun çok zor olduğunu biliyoruz. Bu nedenle teknolojinin sunduğu imkanlar sayesinde şehirlerin yanı sıra arada okyanusların olduğu başka ülkelerdeki sevdiklerimizin yüzünü görebilmek ve konuşabilmek büyük mutluluk.

Yurtdışında yaşayan akrabalarını özleyenler, üniversitede okuyan çocuklarını merak eden aileler için teknolojinin en büyük nimeti olsa gerek. Birçok örneğe siz de tanık olmuşsunuzdur; yeni doğan bebeği görme, fikir almadan alışveriş yapamayan arkadaşa yardımcı olma, mezuniyet balosunda giyeceği kıyafeti ailesine gösterme gibi birçok özel ana tanıklık edebilme imkânı…

Bu ayrıcalıklı dünyayı sunan uygulamalardan biri olan LINE yüksek kalitede ücretsiz sesli ve görüntülü arama imkanı sunuyor. LINE uygulaması kullanılarak yalnızca akıllı telefonlar arasında değil, akıllı telefonlardan bilgisayar ve MAC’lere de arama yapılabiliyor. Üstelik Wifi, 3G ve 4G şebekeleri üzerinden yapılan görüşmelerde ek bir ücret de bulunmuyor.

Akıllı telefonunuzdan, tablet, masaüstü ya da dizüstü bilgisayarınızdan ücretsiz görüşmeye başlamak için LINE’ı şuradan indirebilirsiniz: http://line.me/tr/



LINE’da ücretsiz görüşme yapabilmek için birçok kısayol bulunuyor. Bunları hızlıca görmek için bu videoları izleyebilirsiniz:



Lıne da Ücretsiz Arama Nasıl Yapılır? | izlesene.com



Lıne da Görüntülü Arama Nasıl Yapılır? | izlesene.com

LINE ile hem mobil cihazlarda hem de bilgisayarınızda ücretsiz sesli ve görüntülü arama yapabilmeniz mümkün. Örneğin, eğer telefonunuzdan arama yapmak istiyorsanız, LINE arkadaş listenizde istediğiniz kişinin ismine tıklayarak LINE “Ücretsiz Arama” ve “Görüntülü” seçeneklerini kullanabilirsiniz.



Ayrıca arkadaşınızla LINE üzerinden mesajlaşırken aramanız gerektiğinde sağ üstte bulunan küçük ok işaretine tıklayarak size sunulan “Ücretsiz Arama” ya da “Görüntülü” seçeneklerini kullanarak kolayca arama yapabilirsiniz.



Görüntülü arandığınızda uygun bir ortamda değilseniz altta bulunan “Sadece Sesli Cevapla” seçeneği ile karşınızdaki kişinin kamerası açık olsa da siz sadece sesli olarak konuşabilirsiniz.

Sesli arama özelliği ile konuşurken ekranın altında yer alan kamera simgesine tıklayarak görüntülü konuşmaya geçebilirsiniz.

Ayrıca görüntülü arama özelliği ile konuşurken de sesli aramalara tek tuşla geçmeniz mümkün.

Eğer aramayı bilgisayarınız üzerinden gerçekleştirmek isterseniz, arkadaşlar listesinde görüşmek istediğiniz kişinin fotoğrafına tıkladıktan sonra açılan ekrandan sohbet, ücretsiz sesli arama ya da ücretsiz görüntülü aramayı seçebilirsiniz. Ayrıca görüşmek istediğiniz arkadaşınızın adına farenizin sağ tuşuyla tıklayarak da aynı menüye ulaşabilirsiniz.



Yazılı sohbet ettiğiniz bir kişiyle sesli ya da görüntülü aramaya geçmek için sohbet ekranın sağ alt tarafında yer alan arama ya da video sembollerini kullanabilirsiniz.



Eğer hala LINE’la tanışmadıysanız, hemen indirip ücretsiz görüşmeye başlayabilirsiniz: http://line.me/tr


Bir boomads advertorial içeriğidir.
-->

13 Nisan 2014 Pazar

Oleg Cassini hayallerimizi gerçeğe dönüştürüyor

Monako Prensesi Grace Kelly, First Lady Jacqueline Kennedy, Marilyn Monroe ve pek çok ünlü stil ikonu daha... Oleg Cassini’nin tüm bu isimlere özel tasarımlar hazırladığını biliyor muydunuz? Adını moda tarihine altın harflerle yazdıran Oleg Cassini’nin 2014 koleksiyonu büyüleyici gelinlik ve göz alıcı gece elbiseleriyle hayallerimizi gerçeğe dönüştürmek için bizi bekliyor.



Büyüleyici ve romantik gelinlikler

2014 gelinleri buraya! Oleg Cassini’nin büyüleyici 2014 gelinlik koleksiyonunda dantel ağırlıklı romantik gelinlikler ön plana çıkıyor. Tül ve dantelin bir arada kullanıldığı, zarif işlemeler ve üç boyutlu çiçek aplikeler ya da minik fiyonklarla hareketlendirilen gelinlikler, gümüş ve altın işlemeli göz kamaştırıcı modeller gelin adaylarını adeta birer prensese dönüştürmek için tasarlanmış.


Göz kamaştıran gece elbiseleri
Bu sene gelin olmasanız da gideceğiniz bir düğün mutlaka vardır değil mi? :) Gelinlik koleksiyonunda olduğu gibi abiye koleksiyonunda da her detay genç kızların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için tasarlanmış. Koleksiyonda ağırlıklı olarak tül ve şifon kumaşlar kullanılırken modeller zarif işlemeler, romantik danteller ve göz kamaştıran ışıltılar ile hareketlendirilmiş. Somon, lila, pudra pembesi, nil yeşili elbiseler romantik renkleri sevenlerin seçimi olurken; zümrüt yeşili, gece mavisi, bordo, antrasit ve gold elbiseler ise kendini gecenin tek yıldızı gibi hissetmek isteyenlerin tercihi oluyor.



Oleg Cassini Avantajları

Şıklık bir bütündür değil mi? Bu yüzden görünüşümüzün en önemli tamamlayıcılarını da unutmamak lazım. Sadece gelinlik ve abiye değil; ayakkabı, duvak, abiye takı, gelin buketi, taç, saç aksesuarları, gelin kesesi, gelin eldiveni, bolero, şal, kürk ve bekarlığa veda aksesuarları gibi ihtiyaç duyabileceğimiz her şeyi bulmak mümkün.

Ayrıca Oleg Cassini, bu koleksiyonlardan beğendiğimiz parçalara sahip olmamız için çok avantajlı imkanlar da sunuyor;

- Gelinlik, gece elbiseleri, nişan ve mezuniyet elbiselerinde %50’ye varan indirim

- Gelinlik randevusunu mağazaları arayarak ya da online randevu formunu doldurarak alan herkese anında %10 indirim

“kargobedava” alışveriş koduyla www.olegcassini.com.tr’den alışveriş yapan herkese ücretsiz kargo fırsatı

- Mağazalar ve online satış sitesinde Bonus Card’a 8 taksit fırsatı

- Online alışverişte Türkiye’nin her yerine teslimat garantisi



Siz de hayatınızın en özel gününe hazırlanırken size en yakın Oleg Cassini şubesini arayarak gelinlik randevusu alabilir ya da www.olegcassini.com.tr adresinden online randevu formunu doldurabilirsiniz.

Tüm Oleg Cassini şubeleri ve telefon numaraları ise şöyle;
Oleg Cassini Bağdat Caddesi: 0 216 385 88 99
Oleg Cassini Cevahir AVM: 0 212 380 07 77
Oleg Cassini Forum İstanbul: 0 212 640 75 14
Oleg Cassini Ankara Armada AVM: 0 312 219 20 15
Oleg Cassini Bursa Anatolium Alışveriş Merkezi: 0224 261 31 82
Bir boomads advertorial içeriğidir.
-->

14 Mart 2014 Cuma

LINE İLE ÖZGÜRCE KONUŞUN

LINE’da kullanıcı bilgi ve görüşmeleri 3G, 4G ve Wi-Fi dahil tüm ağlarda şifreleniyor!

Yoğun iş temposu, şehirleşme ve hızlanan yaşam bizleri dijital dünyada sosyalleşmeye yöneltiyor. Bu alanda bilindik sosyal medya kanallarının yanı sıra ücretsiz mesajlaşma, ücretsiz sesli ve görüntülü arama gibi birçok hizmeti bir arada sunan mobil mesajlaşma platformları da öne çıkıyor. Aile bireylerinden arkadaşlara kadar hayatımızdaki herkesle her an paylaşımda bulunduğumuz bu platformlarda kullanıcıların dikkat ettiği en önemli özelliklerden biri de güvenlik sistemleri. Bu anlamda rakiplerinden ayrılan LINE’da kullanıcı bilgi ve görüşmeleri 3G, 4G ve Wi-Fi dahil tüm ağlarda şifreleniyor. LINE’ın iç denetim yönetimi alanında üç uluslararası sertifikaya (SOC2, SOC3 ve SysTrust) sahip olan ilk mobil mesajlaşma uygulaması olması da güvenlik standartlarına verdikleri önemin bir kanıtı niteliğinde.

Telefon Numaranızı Gizli Tutun

LINE’da kendinize özel bir ID belirleyerek telefon numaranızı kimselere vermeden iletişim kurabilirsiniz. Sizi LINE ID’nizi kullanarak ekleyen kişiler telefon numaranızı göremezler. LINE ID’nizi belirlemek için Diğer/Daha Fazlası > Ayarlar > Profil menüsünü kullanabilirsiniz.

Telefon numaranıza sahip kişilerin LINE arkadaşları listesine otomatik olarak eklenmek istemiyorsanız “Başkalarının Eklemesine İzin Ver” seçeneğini kapatabilirsiniz. Böylece sizi sadece LINE ID’nizi paylaştığınız kişiler ekleyebilir.



Tanımadığınız Kişilerin Sizi Rahatsız Etmesine Engel Olun

Anlık mesajlaşma uygulamaları kullananların korkulu rüyalarından birisi de yanlışlıkla alakasız bir mesajlaşma grubuna eklenmektir. LINE’da tanımadığınız kişilerin bulunduğu bir grup sohbetine davet edildiğinizde grupta bulunan kişiler telefon numaranızı göremiyor.

Tanımadığınız bir kişi size mesaj attığında LINE otomatik olarak  “Ekle”, “Engelle” ve “Şikâyet et” seçeneklerini sunuyor. Eğer size mesaj gönderen kişiyi tanımıyorsanız kolayca engelleyebiliyorsunuz.



Telefonunuz Yanınızda Olmasa Da Mesajlarınızı Koruyun

Yazışmalarınızı meraklı gözlerden korumak için LINE’a şifre koyabiliyorsunuz. Diğer/Daha fazlası > Ayarlar > Gizlilik ayarlarından “Şifre Kilidi”ni kullanarak LINE’ın her açılışta şifre sormasını sağlayabiliyorsunuz.



Ayrıca “Sohbet Odası Ayarları”ndan tüm sohbet geçmişinizi ve sohbetler içerisinde paylaştığınız tüm dosyaları tamamen silebiliyorsunuz.

Bir arkadaşınız LINE’dan size mesaj yazdığında bildirimin ekranda mesaj okunacak şekilde belirip belirmemesi ile ilgili ayarlarınızı da istediğiniz gibi düzenleyebiliyorsunuz. Bildirim ayarlarında yer alan “Önizleme göster” seçeneğini kapattığınızda, yeni bir mesaj geldiğinde ekranda gelen mesaj yerine “Bir mesajınız var!” yazısı görünüyor.



Paylaşımlarınızı Gizleyin

LINE’ı rakiplerinden ayıran bir diğer özelliği de ileti, fotoğraf, video, bağlantı gibi paylaşımların yapılabildiği, sosyal medya yapısına sahip Timeline ve Home özellikleri. LINE’daki Timeline ve Home hareketlerinizi yalnızca arkadaşlarınız görebiliyor. Ancak burada da iletilerinizin kimler tarafından görüntülenebileceğini belirleyebiliyorsunuz.

Timeline’ınızda paylaşmak istediğiniz iletinizi hazırlarken alt menünün en sağında bulunan “Kişiler” sembolüne tıklayarak iletinizin gizlilik ayarlarını yapabilirsiniz.



Nerede, Ne Zaman İsterseniz Güvenle Konuşun, Mesajlaşın!

LINE'ı tüm akıllı telefonlarda (iPhone, Android, Windows Phone, Blackberry, Nokia), tabletlerde ve hatta bilgisayarınızda bile kullanabilirsiniz.

Kullandığınız cihaza uygun LINE indirmek için: http://line.me/tr/download
Bir boomads advertorial içeriğidir.

3 Mart 2014 Pazartesi

İş tecrübesi olmayan giremez !!!

   


     Anlamakta zorlandığım bir konudur...
Ne okursan oku, nerden mezun olursan ol iş tecrüben yoksa kapıların açılma olasılığı  düşük belki de hiç yok.
Merak ediyorum tecrübeli eleman arıyoruz diyen işverenler iş hayatına nerden ne şekilde başladı?

  Sen iş vermezsen diğerleri iş vermezse nasıl tecrübe kazanacak insanlar???
İşverenlerin tecrübeli çalışan aramalarının asıl nedeni tembellik.! Birine işi öğretmek zor geliyor. Bu düşünceye sahip işverenler ileride yaptıklarıyla gurur duymanın hayalini kuruyorlar ama boş hayaller kurduklarını söylemek isterim. Bir takım eksiklikler hissedecekler ama o eksikliğin  nerden kaynaklandığını anlayamayacaklar.

İş yerini büyütmek, para kazanmak, tercih edilmek elbette mutluluk verici ama sen birilerinin elinden tutup işi öğretip sektöre kazandırmazsan nasıl gurur duyabilirsin ki yaptıklarınla !? Sadece mutlu olursun onunda senden başkasına faydası dokunmaz.

Vee iş tecrübesi olanlarla çalışmayı tercih etmek işinize olan saygısızlığın göstergesidir. İşini yeterince seversen emeğini hiçbir şekilde esirgemezsin. İşini sevmek demek gece gündüz çalışmak demek değildir. Kapına gelenleri geri çevirmek yerine bilgini, tecrübeni onlarla paylaşmak, aşılamak ve hangi sektörde çalışıyorsan o sektörün daha da gelişmesi ve büyümesi için genç beyinlere yer vermektir.

Etrafınıza baktığınızda işi sizden öğrenerek başarılara imza atan insanları görmek tarifsiz bir duygu olmalı. Bu duygunun tadına bakmaktan çekinmeyin ve gençlere kapılarınızı açın. Bu sizin için kayıp olmaz aksine maddi manevi büyük kazançlarınız olur.

Bencillikten ve tembellikten sıyrılmanızı umuyorum..




...........................................................

24 Şubat 2014 Pazartesi

LINE bilgisayarda nasıl kullanılır?

Akıllı telefonların yanı sıra tablet, masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarda da çalışan LINE, sevdiklerinizle her yerde ücretsiz bağlantıda kalmanızı sağlıyor.

LINE’ı mobil cihazınıza ve bilgisayarınıza indirmek için: http://line.me/tr/ adresini ziyaret ederek, sayfanın solundaki indirme seçeneğine tıklayıp açılan menüden cihazınız için uygun olan versiyonu indirebilirsiniz.



LINE’ı bilgisayarda kullanabilmek için iki yol izleyebilirsiniz:



  1. LINE’ı mobil cihazınıza yükledikten sonra e-posta adresinizi ve şifre bilgilerinizi kayıt altına alarak.



  2. Kayıt olmak için;

    LINE > Daha Fazlası > Ayarlar > Hesaplar > E-posta kayıt seçeneklerini kullanmanız gerekiyor.

         2.  QR kod ile giriş yaparak.

    Bilgisayarınıza yüklediğiniz LINE uygulamasını açtıktan sonra QR Kod Giriş seçeneğine tıklayın. Ekranda QR kodu göreceksiniz. QR Kodu mobil cihazınızla okutmak için LINE > Arkadaş Ekle menüsünde yer alan QR Kodu ile ekleme seçeneğine tıklayın ve bilgisayarınızın ekranındaki QR kodu okutun.



    LINE ile bilgisayarda sohbet etme

    Mobil cihazınızda ekli bulunan LINE arkadaşlarınızla bilgisayar versiyonunu kullanırken de sohbet edebilirsiniz. Bunun için arkadaş listenizde sohbet etmek istediğiniz kişinin adına çift tıklamanız yeterli.

    Dosya gönderme:

    Bilgisayarda dosya göndermek için sohbet ekranını açtığınızda sol alt tarafta bulunan ataç sembolünü kullanabilirsiniz. Böylece fotoğraf, video ve dokümanları arkadaşlarınıza gönderebilirsiniz.

    Ayrıca göndermek istediğiniz dosyayı metin alanına sürükleyip bırakarak da gönderebilirsiniz.

    Sticker’lar:

    Sohbet ekranının sol altında yer alan sticker sembolüne tıklayarak mobil cihazınızda sahip olduğunuz tüm sticker’ları bilgisayarda da kullanabilirsiniz.



    LINE ile bilgisayarda Sesli veya Görüntülü Arama yapma

    Arkadaşlar listesinde görüşmek istediğiniz kişinin fotoğrafına tıkladıktan sonra açılan ekrandan sohbet, ücretsiz sesli arama ya da ücretsiz görüntülü aramayı seçebilirsiniz. Ayrıca görüşmek istediğiniz arkadaşınızın adına farenizin sağ tuşuyla tıklayarak da aynı menüye ulaşabilirsiniz.

    Yazılı sohbet ettiğiniz bir kişiyle sesli ya da görüntülü aramaya geçmek için sohbet ekranın sağ alt tarafında yer alan arama ya da video sembollerini kullanabilirsiniz.



    LINE ile bilgisayarda arkadaş ekleme

    LINE giriş sayfasının üst bölümünde bulunan “Arkadaş ekle” sembolüne tıklayarak LINE ID’sini bildiğiniz arkadaşlarınızı ekleyebilirsiniz.

    LINE ile bilgisayarda grup sohbeti yapmak için de “Arkadaş ekle” menüsünü kullanabilirsiniz.



    LINE’ı Türkçe kullanma

    Eğer LINE’ı İngilizce indirdiyseniz ve Türkçe’ye değiştirmek istiyorsanız ana ekranın sol üst köşesindeki LINE yazısının yanında yer alan menüyü kullanabilirsiniz.

    LINE yazısının yanında yer alan üçgene tıkladıktan sonra açılan menüden Settings’e tıklayın. Profil resminizin de bulunduğu pencerenin alt bölümündeki “Language”in karşısındaki “English” yazısına tıklayın ve açılan menüden Türkçe’yi seçerek OK tuşuna basın. Uygulamanın Türkçe olması için yeniden başlaması gerektiğine dair bir uyarı gelecek “Restart Now” seçeneğine tıklayarak LINE’ı Türkçe kullanabilirsiniz.

    İşinize yarayacak ipuçları



    • Sol üst köşedeki LINE yazısının yanındaki üçgen tuşuyla açılan menüye de bir göz atmakta fayda var. Buradan görünen adınızı, giriş ayarlarınızı, yazı fontunu ve boyutunu değiştirebilirsiniz.


    • LINE’ın Timeline özelliği ile arkadaşlarınızın paylaşımlarını görebilir ya da istediğiniz yazıyı, sticker’ı fotoğrafı, haberi ya da videoyu arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.


    • Birçok pencere ve programı aynı anda kullanırken sohbet ekranınızın kaybolmasını istemiyorsanız, sohbet ekranının sağ üstünde yer alan menü işaretine tıkladıktan sonra “Her zaman üstte” seçeneğini kullanabilirsiniz. Böylece sohbet ekranınız başka programlarla ilgilenseniz de hep en öndeki pencere olacaktır.


    • Sohbet ekranındaki üst menüyü kullanarak gelen mesaj uyarılarını kapatabilir, başka bir arkadaşınızı sohbete davet ederek grup sohbeti oluşturabilir ya da sohbet içeriğinizi bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz.




    • Bir boomads advertorial içeriğidir.
      -->

      25 Ekim 2013 Cuma

      Koşarken şık olmak, Tchibo'yla mümkün

      Tchibo her hafta yenilenen temaları, modayı kaliteyle bütünleştiren ürünleri ve lezzetli kahveleriyle sevdiğimiz markalardan biri. Peki Tchibo’nun hikayesi nasıl başladı?

      Önce kısa bir özet geçelim. 1949 yılında Max Herz ve Carl Tchilling posta yoluyla kahve satma fikriyle çıktı yola. Kahve yanında kahve kaşığı gibi küçük hediyeler yolluyorlardı aynı zamanda. Bu küçük hediyeler mevzuat gereği yollanamayınca onlar da düşük bir ücret karşılığı bu ürünleri satmaya başladı ve gıda dışı sektöre girişin ilk tohumları atılmış oldu. Tchibo, kahve satışlarına devam ederken 1973 yılında farklı konseptlerde gıda dışı ürünleri mağazalarında satmaya başladı ve dünyada eşi benzeri olmayan bu yeni iş modeliyle büyük başarı yakaladı.  Hepimizi cezbeden ve her hafta yenilenen Tchibo ürünleri hayatımıza girdi böylelikle.


      Bir Tchibo mağazasına girdiğinizde sizi karşılayan harika bir kahve kokusu duyuyorsunuz. Ürünlere bakmak için sabırsızlansanız bile kahve standının önünden güç bela ayrılıyor ve ürünlere doğru yöneliyorsunuz. Ürünlerin hemen hemen hepsi keyifli renklerde ve tarz ürünler. Rengarenk şallar, şık ve rahat tozluklar, saatler, küpeler, takılar, daha neler neler... Üstelik hepsi birbirinden kaliteli ve dayanıklı. Tchibo ürünlerinin kalitesi, alanında uzman kişiler tarafından çok sıkı ve acımasız testlerden geçiyor ve sadece testi geçebilenler satışa sunuluyor ama tüketiciler kendi evlerinde de Tchibo ürünlerini acımasız testlere sokuyor ve Tchibo ürünleri tüketici testlerinden de başarılı sonuçlarla çıkıyor. Tchibo ürünlerinin kalitesine bir kez daha inanmış oldum böylece.


      Gelelim Tchibo’nun bu haftaki temasına; Spora Gidiyoruz. Eğer “Bu havada da spor yapılmaz ki canım, yağmur çamur!” diyenlerdenseniz, bahanelerinizi bir kenara bırakın çünkü “Spora Gidiyoruz” temasında her hava koşulunda spor yapmanız için size gerekecek birbirinden farklı, son moda ve uygun fiyatlı ürünler var. DryActive Plus malzeme ürünler, terin üstünüzde kurumasını engelleyecek, ecorepel® malzeme ise yağmurda koşarken sizi su damlalarından koruyacak. En doğru koşu ayakkabıları ve moda aksesuarlar ile de setinizi tamamlarsanız, yağmur çamur demeden koşmaya hazırsınız!

      Spora Gidiyoruz temasındaki tüm ürünler birbirinden güzel ama spora giderken de şıklığından ödün vermeyenlerdenseniz içinizi açacak ve sizi spora heveslendirecek son moda ürünleri bu temada bulabilirsiniz.


      Malum, havalar soğuk. Bu haftaki temada spora giderken de kıyafetlerinizle kombine ederek de giyebileceğiniz son moda bir Kapüşonlu Termal Mont var. Fosforlu sarı ve siyah, pembe ve siyah renk seçenekleriyle her ikisi de son derece şık. Tchibo erkekleri de unutmamış, onlar için de göğüs üstündeki sportif detaylarıyla çok şık bir Rüzgar Korumalı Koşu Montunu temaya eklemiş. Koşuya başlamadan önce reflektörlü bant setine muhakkak göz atın. Siyah ve fosforlu sarı renklerdeki bantlarla çok daha sağlıklı spor yapacak ve şık görüneceksiniz. Spor yaparken en önemli şeylerden biri de su içmek. “Öyle 1,5 litrelik su şişesiyle karizmamı çizdiremem” diyorsanız, bu temada çok şık ve hijyenik bir su matarası bulabilirsiniz.


      Spora Gidiyoruz temasında bunlardan başka birçok ürün daha bulunuyor. Daha ayrıntılı incelemek için Tchibo.com.tr ‘ye tıklayıp, keşfe başlayabilirsiniz. Aynı zamanda 444 28 26 numaralı Telefonla Sipariş Hattı’ndan da alışveriş yapabilirsiniz. Şöyle keyifli bir alışveriş yapıp, sonrasında da kahveyle yorgunluk atmak isteyenleri, çalışanlarının yüzünden gülümseme eksik olmayan Tchibo mağazalarına davet ediyor ve ekliyorum yeni temalardan herkesten önce haberdar olmak için Tchibo Facebook (https://www.facebook.com/tchiboturkiye) sayfasını beğenebilirsiniz. Keyifli alışverişler!

      Bir bumads advertorial içeriğidir.

      7 Ekim 2013 Pazartesi

      Teknoloji Harikası Yataklarda Büyük İndirim...

      İyi uykunun, sağlıklı yaşamın olmazsa olmazlarından biri olduğuna inanan İşbir Yatak, herkes sağlıklı uyusun diye yaptığı Büyük İNDİRİM KAMPANYASI ile 2013 yılına damgasını vurdu...

      Yaşamımızın 3’te birini uykuyarak geçiriyoruz…

      Uyku, nefes almak, yemek yemek ve su içmek gibi sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Vücudun kendisini yenilediği dönemdir. Bu yenilenmeye izin vermezseniz bedeniniz ruhunuzdan önce yaşlanır. İyi yaşamanın, huzurlu ve sağlıklı olmanın yolu, her şeyden önce iyi bir uykudan geçer. İyi bir uyku içinse doğru yatağı seçimi çok önemlidir. Doğru bir yatak, vücudun doğal omurga eğrisini korumasına yardımcı olurken, yanlış seçilmiş bir yatakta uyumak, kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde baskı yaparak bel ve sırt ağrılarının oluşmasına neden olabilir. Yaşamımızın 3’te birini geçirdiğimiz uyku ortamı aslında en fazla yatırım yapmamız gereken alanlarından biridir.


      İşbir Yatak, uyku sağlığının sağlıklı yaşamın vazgeçilmezlerinden olduğu inancıyla, yatak ve uyku konforuna dair kaliteli, sağlıklı ve teknolojik ürünler üretiyor. İlk olarak NASA tarafından geliştirilen viskoelastik malzemeyle, 5 yılı aşkın ar-ge faaliyetlerinin ardından, yatak sektöründe devrim niteliğindeki “VİSKOELASTİK AKILLI YATAK VISCOSTAR”ı üreten İşbir Yatak uyku sektörüne kazandırdığı diğer teknolojilerle de, Türkiye’de yatak sektöründe kalite ve sağlık bilincinin hızla ilerlemesinde önemli role sahip.

      Güne dinlemiş, dinç, keyifli ve mutlu hissederek başlamak için kaliteli uykuyu seçin...

      Son yıllarda uyku konforuyla ilgili artan sağlık bilinciyle birlikte tüketici eğilimlerinin değişim gösterdiği gözlemleniyor. Günümüzde artık tüketici yatmak için herhangi bir yatak seçmek yerine, özellikleriyle kişisel ihtiyaçlarına en doğru çözüm olacak bir ürün seçmeyi tercih ediyor. Tüketiciler, yatağın bir sağlık ürünü olduğu farkındalığı ile, tercihini, ucuz ve sağlıksız ürünlerden, özellikli ürünlere kaydırmaya başlamış durumda.

      Sağlıklı bir uyku için gereken tüm teknolojiler İşbir Yatak’ta…

      İşbir Yatak, misyon olarak benimsediği, “dünyada gelişen teknolojiyi sektöre adapte etme” ilkesi doğrultusunda, ürettiği üstün teknoloji yataklar ile sağlığına ve konforuna önem verenlerin birinci tercihi. Kullandığı “açık hücreli visko teknolojisi”, sadece İşbir Yatak için Türk mühendisleri tarafından üretilen patentli “polimer yay teknolojisi”, tüm yataklarda kullanılan ve ultra hijyen sağlayan lisanslı “Quallofil® Allerban®” dolgu teknolojisi, yatakların lavanta kokmasını ya da A,C ve E vitamini deposu olmasını sağlayan özel “nanoteknoloji” ile üretilmiş yatak kumaşları, anti-stres etkiye sahip yatak, at saçı yatak, hindistan cevizi özlü yatak, masaj yapan yatak, sporcular için özel nem tutmayan, dolayısıyla uykuda terleme sorunu önlemeye yardımcı olan yatak, yatak kliması gibi yeniliklerle, her anlamda ve her zaman pazarda yatak modasının öncüsü konumunda.

      Teknolojik yatak denince akla ilk olarak İşbir Yatak geliyor....

      İşbir Yatak, gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında konusunda uzman kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde olmaya devam ediyor ve ürünlerinde kullandığı tüm teknolojileri laboratuvarlarda test ettirip sertifikalandırıyor.

      İşbir Yatak’tan “herkes sağlıklı uyusun” diye, yatak sektöründe yıla damgasını vuran büyük İNDİRİM KAMPANYASI

      *VISCOSTAR Viskoelastik Akıllı Yataklarda %30 (ErgoPlas Polimer Yaylı Viskoelastik Akıllı Yatak hariç), Pocket Spring Paket Yaylı Yataklar (Elite Pocket Ergonomik Ortopedik Paket Yaylı Yatak hariç) ve Lateksit Ergonomik Yaysız Yatak grubundan CocoDream Hindistan Cevizi Lifli Organik Yatak ve Troia At Saçı Yatakta %20 indirim yapılmaktadır. Diğer tüm yataklarda (Açelya, Ekoyat ve bebek yatakları hariç) tek kişilik yataklara 1 adet, cift kişilik yataklara 2 adet Promed yastık bedelsiz olarak verilmektedir. Kampanya, 1 Eylül – 31 Ekim 2013 tarihleri arasında kampanyaya katılan İşbir Yatak Uyku Merkezleri’nden yapılan alışverişlerde geçerli olacaktır.

      **Görselde, kampanya kapsamındaki  Comfort Viskoelastik Akıllı Yatak  kullanılmıştır.

      ***Görselde belirtilen fiyat Comfort Viskoelastik Akıllı Yatak için tavsiye edilen KDV dahil peşin fiyattır. Bu tutara baza ve başlık dahil değildir. (Görseldeki baza seti: Neruda Set – Döşeme: efes – Renk: antrasit düz )

      Unutmayalım... Hayatta bize sunulmuş en güzel hediye, yeni bir güne uyanmaktır...

      İşbir Yatak


      Online sipariş verebileceğiniz web sitemiz: www.isbiryatak.com

      Bizi takip edin, kampanyalardan ve yeni ürünlerden ilk siz haberdar olun.
      www.facebook.com/isbiryatak
      www.twitter.com/isbiryatak


      Bir bumads advertorial içeriğidir.