6 Eylül 2019 Cuma

En iyi saç düzleştirici


Herkese merhaba.
Kıvırcık saçlı olanların Düz saça aşık olduğunu bilmeyeniniz yoktur.
Bu yüzden her yerde gördüğümüz saç düzleştiricilerine heyecanla yaklaşırız.

Grundig saç düzleştiriciyi alma düşüncem yoktu ama çalışan hanımefendi tatlı diliyle satmayı başardı. 219 TL fiyatı vardı 200 TL verdim.
Buarada geçen yıl almıştım ürünü.
210 dereceyi görüyor. İyon işlevi sayesinde saçlar elektriklenmiyor diye vaad var. Ne yalan söyleyeyim öyle kusursuz düzletirmiyor ama bir çok düzleştiriciden çok daha iyi verim aldığımı söyleyebilirim.

Önerir misin diye sorarsanız: Daha uygun fiyata daha işe yarar ürün arayışına girmek tercihiniz fakat fiyat sizede uygunsa alın gitsin pişman etmez.

Not:
Kalın saç maşasına ihtiyacım var. Hangi markanın maşasını kullanıyorsunuz? Memnun musunuz? Bana ne önerirsiniz?

28 Ağustos 2019 Çarşamba

Dondurma servisi #1

Dondurma sevenler buraya.
Sevdiğiniz dondurma toplarını çikolata sosu ve rulokat la süsleyerek afiyetle tüketin. Çok orijinal fikir olmamakla birlikte aşırı lezzetli 💜

Kahvaltı önerisi / Yumurtalı Ekmek

Yumurtalı Ekmek sevenler burada  mı 😍

Nasıl yaptım :
1 tane yumurta kırıp tuz, pul biber, kimyon ekleyip iyice çırptım. 3 dilim ekmeğin 2 tarafını yumurtaya batırdım ve tavada kızarttım.

Mutlaka yapın özellikle çocuklar bayılacak bu lezzete

3 Ekim 2016 Pazartesi

TEBRİKLER ZEYNEP ÇAMCI VE GÖKHAN ALKAN



   Sayısız dizi varken sadece SEVİYOR SEVMİYOR'u izlediğimi söylemiştim. Benim caaaaanım dizimin karşısına bir süredir dizi,  program gelmiyordu. Yeni başlayan dizilerin yayın gününe özellikle dikkat ediyordum . Sanki dizi benimmiş gibi öyle bir sahiplendim ki.  Reyting kurbanı olsun istemiyorum o bakımdan  rakipler çok önemli.  Dün akşam O Ses Türkiye başladı.  O ses çok izlenen başarılı olmuş bir iş.  Acaba benim güzelim dizim adım adım geri mi gider yoksa kimseye pabuç bırakmaz mı diye düşünmedim değil.
Bu sabah reytinge hemen baktım sonuç güzell. Total'de 1. AB VE ABC' de 2. olmuş.  Haftaya ve sonrası ne olur bilemem ama bu sezon O ses'le çekişme olacağı kesin. O ses yarışma olduğu için saymıyorum Dizilerin birincisi SEVİYOR SEVMİYOR.  Bize zirveler yakışır izlemeye devam ;)

     *   *    *
  Gökhan ALKAN ve Zeynep ÇAMCI  ödül aldı.  Mutluyum, Gururluyum, Sevinçliyim onlar adına. Gerçekten hakettiler. İkisininde bugüne kadar ki röportajlarını okudum, konuk oldukları programları izledim. İkiside Oyuncu olmak için çok çalışmışlar, sabretmişler, yollar zorluda olsa türlü engelde çıksa asla vazgeçmemişler. Ve sonuç BAŞARI.
Dün sosyal medya  Gökhan Alkan ve Zeynep Çamcı'dan geçilmiyordu.  Gökhan ve Zeynep'le ilgili fotoğraf, video, tweet, yorum ne ararsan vardı . Özellikle takip ettim tüm gün. Akşamda dizinin 12. bölümü vardı onuda izledim şahaneyiz.





    İkiliye ödül Kore'den geldi.
Güney Kore'nin en prestijli ödülü olan APAN (Asia Pasific Actors Network) Drama Ödülleri'nin bu yıl beşincisini düzenledi. MBC tarafından düzenlenen 1 – 11 Ekim arasındaki DMC Festivali'nin bir parçası olarak yapılan ödül töreni 2 Ekim'de Güney Kore, Çin ve Japonya'da yayınlandı.  Törene Çin, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Filipinler, Tayland ve Endonezya gibi Asya ve Pasifik ülkeleri katıldı.
Sadece Asya Pasifik ülkesi oyuncularına verilen bir ödül olan APAN, tarihinde ilk kez Türk oyunculara verildi. Gökhan Alkan ve Zeynep Çamcı Kore dizilerini Türk izleyicisi ile buluşturup dünyaya tanıtılmasına yardımcı oldukları için "Asia Pasific Özel Ödülü" aldılar. Ne büyük mutluluk. Başarıları daim olsun inşallah. 


 Ödülden 3 gün önce Zeynep Çamcı'nın Altın Portakaldan aldığı ödül konuşmasını izlemiştim. Onu izlerken bi röportajında ''40 iş görüşmesine gittim hepsinde kapılar yüzüme kapandı. 7-8 yıl böyle mücadele verdim.  Recep İvedik kariyerimi parlattı ama o filmlerin ardından iki yıl hiçbir şey yapamadım. Görüşmelere gittim ama hiç biri olmadı.'' dediğini hatırlamış ve kafamda nereden nereye adlı bir kısa film çekmiştim :) Sonra Gökhan geldi hatrıma. O da alsın istedim. Ekrandan görüpte hep iyi olmasını istediğim 3 isim var bunlardan biri Gökhan. İyi kalpler hep iyi şeyler yaşamalı bence. Zeynep Çamcı'yı biliyoruz.  Hali tavrı komşunun kızı gibi çok içten ve çok yakın.  Ama Gökhan'ı Zeynep kadar tanımıyorduk. En azından ben. Bir önceki dizisini  sıkı takip etmesemde Gökhan'a çokta yabancı değilim aslında ekrandan aşina olduğum bir isimdi. Seviyor Sevmiyor'un 3. bölümünden sonra Gökhan'la ilgili birçok şeyi öğrendim .  Araştırmacı tarafıma dur diyemedim:)  Tanıdıkça daha çok sevdim ve hep güzel şeyler yaşasın istiyorum.
  Gökhan'ın babası önce oku demiş Gökhan'da içinde oyunculuk aşkı olmasına rağmen Kocaeli Üniversitesi Otomotiv Teknolojileri öğretmenliği  okumuş. Aslında öğretmenlik yapabilecek pozisyonda. Zaten öyle bir havası var :)  Ardından Anadolu Üniversitesi Dış Ticaret - Pazarlama ön lisans bölümünden mezun olmuş.  Müjdat Gezen sanat merkezinde tiyatro yaparken dizi görüşmelerine gidiyormuş. Arkadaşlarından biri ''biz çok denedik bişey çıkmıyor sende yorma kendini vazgeç bu sevdadan'' şeklinde bir konuşma yapmış lakin Gökhan vazgeçmemiş. Neden bunları yazıyorum. E sizde vazgeçmeyin. Bakın vazgeçmeyenler hayallerini yaşıyor. Sizde yapabilirsiniz.  Zeynep ve Gökhan'ın fanları çok küçükler.  12, 13,17 yaşındalar ve çok doğru isimlerin peşine düşmüşler. Bence ikilinin röportajlarını daha dikkatli okusunlar,  hayat hikayelerini ve kariyer yolunda neler yaşadıklarını kendilerine rehber edinsinler. 

Son olarak Seviyor Sevmiyor'un 12. bölümünü beğendim. Bu bölümde tam olarak ne anlatmaya çalıştılar anlamadım ama oyunculuklar ve bazı sahneler iyiydi. Gökhan Alkan ve Yiğit Kirazcı'nın bütün sahneleri, oyunculuk performansları müthişti. Galiba Gökhan'ı enerjik ve aksiyonlu sahnelerde daha çok beğeniyorum. Dövüş sahnesi tamamdır. Diyalogları güldürdü beni. O kadar repliği nasıl ezberliyorlar acaba?.   İrem neden Yiğit'i Deniz Aslan'a itmeye çalışıyordu? Onun gönlünü al demeler, yemekte biraraya getirmeler.  Aslında Tuna'yla Deniz'i biraraya getirmeye çalışıyor ama tam tersi oluyor yani ne bileyim bağlantı koptu bende anlayamadım. Senaryoda Yiğit'le Deniz'in barışması gerekiyor ve bir şekilde biraraya gelmeleri lazım ama onların biraraya gelmesini İrem sağlamamalı. Sonra benim kafam karışıyor anlam veremediğim şeyler oluyor. Gökhan, Zeynep ve Gonca bu bölümde şarkı söylediler. Zeynep'in de sesi güzelmiş. Konuşurkende farkediliyor sesinde bir sıkıntı var ama çok tatlı :) Gökhan'ı zaten biliyoruz ve albüm bekliyoruz ;)   

Bundan önceki yazımda 11. bölümün yıldızı Gökhan Alkan demiştim. 12. bölümün yıldızı ise Gökhan'ın saçları :) Acilen şampuan reklamı gelmeli ! Gerçekten saçları ve dizide kullanılan saç stili çok güzel ve o stil Gökhan'a yakışıyor.  Daha kirpiklerinden bahsetmedim bile. Tamam nazar değdirmeyeceğim her seferinde maşallah diyorum :)

NOT 1 :  Yiğit Balcı'nın babasını hiç sevmedim.
   NOT 2 :  Gökhan Alkan'ın Ödülün yanında verilen çiçeği  koklaması nasıl ince bir detaydır ;)





..................................................


1 Ekim 2016 Cumartesi

SEVİYOR SEVMİYOR /11. Bölüm


  İzlemeye doyamadığım SEVİYOR SEVMİYOR'un 11. bölümüyle ilgili birşeyler karalayalım bakalım.

10. bölümü izlerken dizinin Tuna'sına takıldım. Acaba Gökhan ''Tuna'' olsaydı bu karakter Gökhan'da nasıl dururdu diye düşündüm.  Aklımı çok kurcalamama gerek kalmadı 11. bölümde gördüm. Ofisteki depresyon halleri çok iyiydi.  Kesinlikle bir sonraki projede daha eğlenceli, şen, hayatı çok ciddiye almayan bir rolde görmeliyiz.

Zeynep Çamcı'nın oyunculuğu herkes tarafından beğeniliyor. Komedi de kesinlikle akla gelen ilk kadın oyunculardan oldu bile. Aksi bir rolde bir süre daha görmek istemem.  Komedi- Romantik komediye devam :)

  *   *    *

 Yiğit Balcı çocukluk aşkı olan Deniz'i henüz tanıyamadı. Hala başka denizlerde yüzmeye devam ediyor.  Deniz Aslan'ın Yiğit'in çocukluk aşkı olduğunu Neşe öğrendi. Ben çaycı Gazi'den bekliyordum ama yakında o da çözer :)  Buarada Gazi'nin sahnelerinden keyif almıyorum. Dizinin izleyicileri benim gibi düşünmüyor tabii. Gazi'nin saç stilinin Yiğit Balcı'yla aynı olması ve Yiğit'e laf sokması, heryerden çıkması hoşuma gitmiyor.
Yiğit,  Deniz sandığı İrem'i ailesinden istemesi için Amcasını çağırdı ama babası geldi. Vee babası Deniz'i gördüğü ilk saniyede tanıdı lakin Yiğit'e  hiç birşey söylemedi. Bu yalan nereye kadar devam edecek bilmiyorum ama Yiğit'e çok üzülüyorum ve gerçeğin Yiğit'ten saklanmasına sinirleniyorum artık.
 Bir önceki yazımda da bahsettim. Dizinin izleyicileri YiDenci (Yiğit-Deniz aşkını destekleyenler) ve  TuDenci (Tuna-Deniz aşkını destekleyenler) olmak üzere ikiye ayrıldı.  Bazen iki taraf arasında polemik yaşanıyor. TuDen'ciler senaristlere tweet atıyorlar TuDen olsun diye. Bakalım senaristler ne yapacak. Orjinaline sadık kalırlarsa YiDenciler sevinir. Aksi olursa TuDenciler.   Ben artık sadece Yiğit Balcı'yı seviyorum. Deniz'in gerçeği saklama çabası, İrem için Yiğit'ten vazgeçmesi hiç hoşuma gitmiyor. Tabii tipik dizi izleyicisi olarak esas kız esas oğlan evlensin mutlu mesut yaşasınlar istiyor insan.  Bu kadar yalanın ve yalancının içinde en temiz Yiğit kaldı ve mutluluğuda en çok o hakediyor. Nerdeyse etrafındaki herkes gerçeği biliyor ve ondan saklıyor! Babası bile..

    Her bölüm Yiğit'in çocukluktan bu yana yaşadığı travmatik olayları öğreniyoruz. Birde Gökhan o kadar içselleştirmiş ki Yiğit Balcı'yı inanılmaz güzel işliyor.  Dizinin ilk  bölümlerinde Deniz'le, şimdide Yiğit'le birlikte ağlıyorum. Sizcede Gökhan Alkan çok güzel ağlamıyor mu? :)  Gerçekten ağlıyor mu yoksa destekleyici birşeyler kullanıyorlar mı bilmiyorum ama tek bildiğim şey o an Gökhan'ı teselli etmek istiyorum.

11. bölümün aklıma geldikçe güldüğüm sahneleri var. Deniz'in yerde yatan boksöre tekme atıp ''Elleri kırılasıca'' dediği o an ben iptaldim :))  Yiğit'in depresyon halleri, Deniz'in onu toplantıya hazırlaması, Arabada geçen komut sahneleri çok güldürdü.

Yiğit'in,  Babasına olan öfkesini anlattığı sahne ve Sonrasında Deniz'in, Yiğit'in yakasından tutup kızdığı, bağırdığı sahne çok iyiydi.  O sahneyi tekrar tekrar izliyorum Muhteşemdi.

   Tuna ve İrem'den bahsedelim birazda. Aslında İrem'i son bölümlerde pek görmüyoruz. Keşke Yiğit'ten vazgeçse yoluna baksa değil mi :))
İrem Deniz gibi fedakar bir arkadaş değil. Deniz İrem için Çocukluk aşkından vazgeçiyor ama İrem bunu yapamıyor. Yiğit'in çocukluğunu Deniz kadar olmasada İrem'de biliyor. Bu 3'lü aynı mahalleden.. İrem Çocukken yüzüne bakmadığı Yiğit'ten şimdi gözünü alamıyor :)

Yiğit gibi birine aşık olmamak mümkün değil burda İrem'e hak veriyorum. İrem Deniz'le birlikte yazdıkları mektubu Yiğit'e vermek için gittiğinde Yiğit İrem'in saçlarında bir değişiklik olduğunu farketmişti. İrem'de saçlarını ucundan kestirdiğini söylemişti. Evet Yiğit  mesafeli bir patron olabilir ama sevdiği kadının saçındaki en küçük değişikliği farkedebilecek kadar iyi bir aşık. Dolayısıyla İrem'in Yiğit'e aşık olması çok normal. Deniz'de zaten Yiğit'i istemediğini söylemiyormuydu başta..  İrem ne yapabilirdi. Ama yine de İrem şöyle kenardan seyretsin kalabalık yapmasın :)

Tuna'da kadın izleyiciler tarafından hayal edilen erkek oldu çıktı yahu. Bir Tuna'dır gidiyor. Tuna o kadar da hayalini kuracağımız ya da hiç olmayan özelliklere sahip bir erkek değil. Yani birçok erkek bir kızın peşinden koşarken Tuna kadar bulunmaz hint kumaşına bürünebiliyor. Yani burnunu silerken garip sesler çıkaran,  dağınık, pis bir adam Tuna. Yiğit'in evine gidip sanki kendi eviymiş gibi bir kaç adamı çağırıp evi ahıra çevirmişti resmen.  Onun kalbimi güzel?  Bunları sevgiliniz, eşiniz yada yakınınızdaki bir erkek yapsa demediğiniz kalmaz.

Yiğit gibi düzenli, bakımlı, şık giyinen, sevdiği kadının saçlarındaki en küçük değişikliği dahi farkedebilen bir erkek dururken ne yapıyorsunuz siz ya !:/  Tamam çocukluk aşkını tanıyamamış olabilir ama Deniz'de Yiğit'i tanıyamamıştı hatırlarsanız. Kız gidip koca ekmeği bir hamlede yiyebilecek potansiyelde bir adama sarılmamışmıydı? Ölümüne Yiğitci oldum hayırlara vesile ;)
Ha Tuna'nın durumu gerçekten çok üzücü. Sevdiğin kişi bir başkasına aşık ve o aşık olduğu kişide senin patronun. Sevdiğin kişi ona bakıyor, onu düşünüyor ve sen bütün bunlara şahit oluyorsun. Ah Tuna senin için üzülüyorum ama yapacak birşey yok. Yoldan dönmem sonuna kadar Yiğit Balcı diyorum ;)

Tuna cephesi Deniz cephesine abayı yaktı gidiyor. Deniz cephesi ise Yiğit Cephesine yanık. Yiğit cephesi daha önce dediğim gibi yanlış denizlerde yüzüyor. Kendini deniz olarak benimseyen İrem ise kötü kadın müzeyyen modunda ama pasif olan türden şimdilik.

Artık Deniz karar vermeli. Hem Tuna'yla hem Yiğit'le bakışmalar yakınlaşmalar olmuyor. Gözümdeki imajı zedelenmeden toparlamalı. Sen Yiğit'e aşıksın Denizcim. Yiğit'ten kaçmak için başka bir erkeğe sığınacak birimisin? Sen hayırdır???









Yiğit Balcı'nın  küçük Yiğit'le (Çocukluğuyla)  yüzleşmesi,   Küçük Yiğit'in '' Büyüyünce mutlu bir adam oluyor muyum'' diye sorması en duygusal sahnelerden biriydi diyebilirim.

Bu dizi yanılmıyorsam yaza girmeden çekilmeye başlandı.  kavurucu sıcaklar malum.  Yaz boyunca o sıcak havada Gökhan Alkan takım elbise içindeydi.  Bi ara kravatıda eksik olmuyordu. Araba sahnelerinde dikkatinizi çektimi bildiğin boncuk boncuk terliyor. Oyunculuk zor iş. Allah kolaylık versin Gökhancım.  Sabreyle kış kapıda, artık evren senin için çalışmaya başlıyor dualarım seninle ;)

11. Bölümü yorumlamak için çıktığım yolda yine konu konuyu açtı..;)


...........................


30 Eylül 2016 Cuma

SEVİYOR MU? SEVMİYOR MU?


 


  Baştan söyleyeyim kısa kesmeyi bilmem. Yazmaya başladıysam uzar gider sonunu kolay toparlayamam.  Konudan konuya atlayabilirim. Tipik bir ikizler burcu olmak bunu gerektirir ;)  [Yiğit Balcı: Millet derdini 140 karakterle anlatıyor biz hala uzun uzun yazılar yazıyoruz.]
    

    *         *        *        *
Çok dizi izleyen biri değilim. İzlediklerimi de yüzeysel izlerim hafızada kalmaz hemen silerim.  Şubat Haziran arası Survivor vardı benim için. Yarışmacılar kadar yoruldum desem yeridir.  Şu Survivor bitsin yaz dizileri başlasın hepsini izleyeceğim dedim ve dediğimi de yaptım. Yaz başı nerdeyse her akşam Televizyon karşısındaydım.
Tanıtımına dahi denk gelmediğim bir dizi vardı ''SEVİYOR SEVMİYOR'' ...
İzlediklerimden bir tanesi reklama girince bende zap show başladı. Seviyor Sevmiyor'u gördüm. 2. bölümü yayınlanıyordu.  Öyle bir sahnesine denk gelmişim ki içim sıkıldı. ''Deniz'' istifa mektubunu bırakıyordu. Hiç dram çekemem dedim ve kanalı değiştirdim.  Zeynep Çamcı'yı BENİ BÖYLE SEV dizisinde izliyordum gerçekten çok severim gelsin kız kardeşim olsun o derece ama dizi beni sarmadı. Kanalı değiştirdiğimde hala Zeynep'e üzülüyordum bu projeyi seçtiği için. . Başka birgün Dizinin 2. bölüm tekrarına denk geldim ve izlemeye başladım.
Yine hiç birşey anlamadım.
Evde Deniz'le İrem'in Yiğit'ten gelen telefona nasıl cevap vereceklerini düşündükleri ve bağıra çağıra bir bahane uydurmaya çalıştıkları sahneyi hatırlarsınız.
Deniz neden bu kadar panik ? İrem neden Deniz'in yerine geçiyor? Yiğit'e neden yalan söyleme ihtiyacı hissediyorlar? Görüşmek istemiyorum demek bu kadar zor mu? derken sinirlerim bozuldu.  Yani denk geldiğim sahnede Deniz ve İrem'in panik hali beni de gerdi.
Baktım böyle olmayacak hemen Atv'nin  sitesine girip dizinin genel hikayesini okudum.  İlk bölümde herşey anlatılıyormuş ama izlemeyince böyle kopukluk oluyor. Deniz'in Yiğit'ten kaçma nedenini anladım. E buluşmaya öyle özensiz gidersen tabii kaçarsın.  Şanslıyım ki  o gün akşam dizinin 3. bölümü vardı sevindim.  İlk gördüğümde sıkıldığım diziye bu kadar çabuk ısınmayı bende beklemiyordum ama Deniz çok ben gibi :)  Aynı panik, heyecan, sakarlık ve el ayak dolanması Aynısının tıpkısı, tıpkısının aynısı ben.. Diziyi izleme isteğimi tetikleyen asıl sahne ise Deniz'in Yiğit'e gidip fularını sorduğu ve aşağılanmanın dibine vurduğu sahne. Deniz ağladı ben ağladım:( Gökhan Alkan o sahnede çok gerçekti. Sanki yıllarca birini aşağılamayı beklemişte fırsatını bulmuş gibiydi :)
 Diğer tüm dizileri unuttum. Reklamlarını dahi izliyorum.. Artık benim için sadece SEVİYOR SEVMİYOR var.
   *   *   *   *
Deniz Aslan karakterini canlandırmak eğlenceli olduğu kadar zor diye düşünüyorum.  İnce çizgisi var geçtiğin an bittiğin andır. Panikten dolayı bir işin üstesinden gelememek, bocalamak başka birşey, Aptallık seviyesi başka birşeydir. O çizgiye getirmeden devam eder umarım. Gerçi Deniz artık ilk bölümlerde olduğu kadar sessiz ve ne yapacağını bilemeyen hallerinden sıyrıldı. Deniz Aslan'ın komik hallerini Zeynep çok iyi taşıyabiliyor.  Başka bir kadının üstünde deniz aslan çok iyi durmayabilirdi. 

Gökhan'ın net oyunculuğunu bu dizide görüyorum.  Kocamın ailesi ve diğer işlerde de başarılıydı ama bu başka olmuş.  Hem Gökhan hem de Zeynep gözleriyle oynayan iki oyuncu. Hiç konuşmadan duyguları rahat yansıtabiliyorlar. 

Gökhan Alkan'ın canlandırdığı Yiğit Balcı Sert bir patron.  Bende başta Yiğit'e kızıyordum ama artık onu anlıyorum. Sorumluluğu ağır. Dergi 3 ay içinde başarılı olamazsa kapanacak.(O kritik dönemi geride bıraktılar mı acaba?) 

 Son bölümlerde Yiğit'in hikayesi daha net anlaşılıyor. Yiğit Balcı acıların çocuğuymuş meğer. Annesini trafik kazasında kaybediyor- babası onu Amerika'ya gönderiyor ve zaten annesini kaybetmiş ve büyük sarsıntı yaşayan Yiğit, ona her şartta sahip çıkan yanında olan Deniz'den de ayrılmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla Yiğit babasına büyük tepkili. Kore versiyonunu izlemediğim için çok hakim değilim karakterlerin hikayesine ama Yiğit Balcı, İrem ve Tuna babadan yana şanssızlar. Ve 3'ünün verdiği tepki, hayattaki duruşları farklı. Yiğit'e bu durum sert duruş, agresiflik olarak yansımış (Böyle olmasında sadece babası etken değil tabi) Tuna birçok şeyi ciddiye almayan biri, İrem ise sevgi görmediği için karşısındakinede yeteri kadar sevgi besleyemiyor. 

Yiğit 15 yıldır görmediği çocukluk aşkını arıyor ve buluyor. (Her ne kadar Deniz'in yalanıyla işler değişsede) Gerçek Deniz'i öğrendiği zaman güzel bir Aşk izleyebiliriz diye umuyorum. Seviyor Sevmiyor'un orjinali 16. bölümde final yapmış. Belki bizde uzayabilir veya eklemeler yapılabilir ben çok isterim devam etmesini. 

Yiğit- Deniz ve Tuna-Deniz aşkını izlemek isteyenler olarak ikiye ayrılmış bir izleyicisi var dizinin. Ben YiDen'ciyim  (Yiğit-Deniz) Bakalım YiDenciler mi yoksa Tudenciler mi mutlu olacak :) Ama kim ne derse desin boş-  Koreden gelen bir karar vardır :))




Yiğit'in Deniz'i tanıyamamasına çok kızıyor izleyici ve bu durumu anlayamıyor.
Bende 10 yıl aradan sonra aynı sırayı paylaştığım sınıf arkadaşımı (Kİ ben bu kızla 8 yıl aynı sınıfta okudum) tanıyamamıştım.  Kız beni tanımış seslendi .. baktığımda tanıdık bir yüz göremiyorum ama biri bana bakıyordu. Sonra yanıma geldi gözlerinden tanıdım. Gözdeki ifade hiç değişmemiş:) Yiğit Balcı'yı en iyi ben anlarım. Ama Yiğitcim kişi ne kadar değişirse değişsin tek değişmeyen GÖZLER! Benden sana tavsiye -- Gözlere odaklan  tanı artık şu kızı !:/


 *  *  *





İrem Yiğit'e aşık oldu Şuan çıkmazda. İrem'e kızıyorum ama diğer yandan da anlayabiliyorum. Kız Aşık :/ Ama yine de İrem'i sahalardan alın Tuna'yla takılsınlar bizde rahat rahat Yiden'i izleyelim. :)


7. bölümde Gökhan Alkan Yaşar'ın Divane şarkısını söyledi. Gökhan daha öncede birçok kez sahneye çıkmış şarkı söylemiş, şan dersi almaya da devam ediyormuş. Belki birgün sürpriz yapar ve bir albümle çıkar karşımıza.  Sesi ve yorumu gerçekten güzel ve izleyicide beğenisini sosyal medyadan belirtti. Gökhan için bu dizi çok iyi oldu. Oyunculuğunu, Yeteneğini, kendini gösterdiği  bir proje Seviyor Sevmiyor. 

Gökhan ''Yakışıklıyım'' deyip kendini kamera önüne atanlardan değil. MSM 'den (Müjdat Gezen sanat merkezi) eğitim almış, Tiyatro yapmış. Yani oyuncu olmak için yola çıkmış. Fiziği BEN MODELİM dese de adam OYUNCU ;)

     *   *   *

Sizde diziyi izlerken benim gibi bazı sözleri not alıyor musunuz? Kulağa küpelik güzel sözler var.

Örneğin; Sevdiğin acı veriyorsa bırakmasınıda bileceksin

*Deniz'in Yiğit'e söylediği : Kendinizi akıntıya bırakırsanız mutlu olabilme şansınız daha yüksek.   Evet belki kayalıklara çarpabilirsiniz öyle bir risk var ama korkmamak lazım. Sonra  kayalıklara çarpmayayım derken bir gün bir bakıyorsun hiç birşey yapmamışsın. koskocaman bir hayat uzun ama bomboş. Birgün dönüp geriye baktığında pişman olursun.

* Herkesin  herkesle şansı olabilir.

* Karşılıksız çekten betersin be karşılıksız aşk. Kimseyede şikayet edemiyorsun. Alacaklı değilsin ki.  Yankısı olmayan ses gibi.. Seviyorum diye bağır cevap yok. İnadınamı girer insan çıkmaz sokağa?  Ya çıkarsa? Piyango mu bu? Amortisi olsa bari. Kalbin cayır cayır yanıyor ateşin başına gelen yok. Aradığınız aşka şuanda ulaşılamıyor. E sil o zaman kalbinden.. Çiz üstünü, Karala gitsin. GİTMEZ!


    *   *   *
Dizi başta kendini sevdirmiyor ama sonrasında bağımlı hale geliyorsunuz benim gibi.  Herkes kendinden birşeyler bulabiliyor. 
Kullanılan müzikler diziye bağlanmamızı sağlayan etkenlerden biri.  90'lı yıllarda  hit olmuş, birçoğumuzun hayatında izi olan (Ben o zamanlar çocuktum pek bir izi yok ama yine de etkiliyor) şarkıları duyunca kumandayı elimizden bırakıyoruz. Yalan mı? yalansa söyleyin:/

Aslına bakarsanız daha çok şey yazabilirim ama tadında bırakmalıyım. Gerçi fazla uzun oldu tadı kaçmış olabilir. Ben yine yazarım siz bunu bir okuyun da önden :)

SEVİYOR SEVMİYOR her pazar Atv ekranlarında.. İzleyin ;)



   



............................

22 Aralık 2015 Salı

ADINI MOTİVASYON KOYDUM


  Bugün başarılarına imrenerek baktığımız isimlerin ortak özelliği nedir?

Elbette zorluklar karşısında yılmadan, Pes etmeden çabalamaları.
Ne zaman yorulduğumu hissedip pes edecekmiş gibi olsam telefonuma kaydettiğim bu görselleri açarım. Bir de İNSTAGRAM  ve  TWİTTER  hesaplarımın biyografi kısmında PEŞİNDEN GİDECEK CESARETİNİZ VARSA; BÜTÜN RÜYALAR GERÇEK OLUR sözü yazar yıllardır. Olurda pes etme noktasına gelmiş  birileri profilime denk gelirse bu sözle karşılaşsınlar ve mesajı alsınlar.

















...........................................................






En iyi saç düzleştirici

Herkese merhaba. Kıvırcık saçlı olanların Düz saça aşık olduğunu bilmeyeniniz yoktur. Bu yüzden her yerde gördüğümüz saç düzleştiricile...