4 Aralık 2014 Perşembe

ARDA TURAN


Uzuuun uzun yazmaya gerek yok... Görselde herşey mevcut.

Hadi biraz çalışalım ����✌








..........


14 Ağustos 2014 Perşembe

SEV!


Hedefiniz olsun ve hedefinizi gerçekleştirmek için isteğiniz ve gücünüz..
Bulunduğunuz durumdan memnun olmayı öğrendiğiniz zaman herşeyden büyük keyif alabilirsiniz.
Çoğu insan yaptığı işten memnun değil sırf para kazanmak için katlanıyor. Bazıları da işsiz ve ne iş olursa yaparım yeter ki evime ekmek götüreyim derdinde.. E bazıları da var ki sevdiği işi yapıyor iyi para kazanıyor ama sorduğun zaman şikayeti bitmiyor. neymiş çok yorucu yıpratıcı vs. Pamuklara sarıp sarmalanmayı bekliyorsa demek !

Ne iş yaparsanız yapın eğer durumdan memnun değilseniz başarıya ulaşamazsınız.. Ha derseniz ki başarı batsın ben ekmek derdindeyim aç kalmayayım yeter o halde ne mutlu size..
Başarı derdimiz olduğu zaman sinirli, saldırgan, doyumsuz etrafa zarar veren insanlar oluyoruz.
Yemek yerken doyuyoruz ama başarıya asla doymuyoruz ve başarı gelmediği zaman ya kendimizi bitiriyoruz ya da çevremizdekileri..


Bir iş yerinde yaptığınız iş küçükte olsa lütfen severek yapın zira gerçekten şanslısınız. En azından çalışıyorsunuz üretiyorsunuz hem manevi hem maddi anlamda kazanıyorsunuz.
Hedefiniz yüksekse eğer isterseniz orayada çıkarsınız ama sabır gerekir çünkü gözünüze kestirdiğiniz koltukta biri oturuyor ve kalkmasıda zaman alır =)





................................

4 Ağustos 2014 Pazartesi

ZEKA KÜPÜ !:)


   Fox'un yeni dizisi KİRAZ MEVSİMİ' nden anladım ki ; güvendiğiniz bir projeniz varsa mutlaka işveren kimse ona ulaştırmalısınız. Nasılsa patronun yanında çalışıyor o bana yardımcı olur deyip güzelim projenizi yaban ellere teslim etmeyin.
Dizide Moda tasarım bölümü okuyan öykü çizimler yapıyor ve bu dosyayı moda evi olan Önem hanıma ulaştırmak istiyor. Önem  hanımın yanında çalışan kişi Öykü'nün projesini alıyor ve ulaştıracağını söylüyor. Ulaştırıyor mu? Hayııır.. Aksine çöpe atıyor ! Ama önem hanım bir şekilde çöpe atılan dosyayı görüyor ve çizimleri beğeniyor. Öykü ile çalışmak istiyor.

Ben de burdan kendime ders çıkarıyorum. Neymiiişş, Projem varsa direkt patrona ulaştıracakmışım.. Öyle ya sonuçta karar verecek olan patrondur ne diye başkalarıyla oyalanıyoruz ki.
Kıyılarda vakit öldürmekle meşgul olacağına suyun gözüne git :) Ulaşmak çokta zor değil adres belli öyle değil mi?








.........................................................









2 Ağustos 2014 Cumartesi

ACUN ILICALI /TV8


   TV8'in varlığından haberdar olan bir tek ben miyim???
Son günlerde çok duyuyorum, okuyorum ve konuşuyorum Tv8'in durumunu.
Dün sohbet esnasında konu Televizyon ve programlardan açıldı hangisini izliyorsun diye sordu biri.. İzlediğim programların birçoğu TV8'de.. O kanal hâlâ devam ediyor mu diye sordu ardından..
 Evet,  TV8'in yeni sahibi Acun Ilıcalı ve tüm programları sahibi olduğu kanalında yayınlayacak.
Tv8'in çok geride olduğu ve izlenmediği söyleniyor hatta  bazıları kanalı bilmiyor, Bilenlerinde söylediği tek şey Acun bu kanalı 1. sıraya taşıyabilecek mi..

 Acun Tv8'i  zirveye taşır buna eminim. Baktığım zaman Türkiye'de en çok izlenen ve konuşulan programlar Acun'a ait. E bu durumda  diplerde olabileceğini nasıl  düşünebilirsin.
Ben Tv8'i Acun'dan öncede izlerdim.  En çok izlediğim kanalları sıraya koydum ve onlar dışında hiçbir kanalı izlemiyorum Tv8 3. sırada. Hergün ne var ne yok diye baktığım ve izlediğim bir kanaldır. Bu yüzden Tv8'i bilmeyenleri  ve o kanal çok geride diyenleri görünce şaşırdım.


Yeni sezonda Hülya Avşar program yapacak hemde haftaiçi hergün  Acun Ilıcalı twitter hesabından duyurdu.

Tv8'de sadece program olmayacak dizi olacağıda konuşuluyor. Ben çok dizikolik değilimdir Tv programları severim.. İnşallah dizilere çok yüklenmezler de doyasıya program izleyebilirim. Mesela sabahtan akşama kadar programların biri bitsin diğeri başlasın musmutlu olurum.
Futbol mutlaka olacaktır bundan kaçış yok :)
Olacaksa BAY TAHMİN olsun izlemekten çoook keyif aldığım bir program.  Fikret Engin - Murat Özarı Müthiş ikili.

Oğuzhan Koç,  İbrahim Büyükak, Eser Yenenler dizi yapacak sanırım. Eğer öyleyse bu 3'lüye Işın Karaca'da dahil olmalı. Işın enerjisi yüksek, komik, eğlenceli bir isim.  kesinlikle bu  4'lü muhteşem olur.

O ses Türkiye jüri koltuğuna  Hülya Avşar geri dönmeli mutlaka dönmeli kesin dönmeli DÖNSÜÜÜNNN...
Mustafa Ceceli  O ses Çocuklar'da jüri idi.. Bence hiç fena değildi. Yeni sezonda O ses Türkiye'de Mustafa Ceceli de olmalı. Mustafa olmayacaksa Serdar Ortaç olsun çok eğleniriz gerçekten. Serdar Ortaç'ı yakından tanıyanlar onun çok esprili olduğunu söyler. Sıfır ego, o ses için Acun Serdar'ı düşünmeli.
Murat Boz kalsın ama Hadise için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

ÜtopyaYI merak ediyorum.. İşin içinde hayvanlar olmasa kesin başvururdum ama hayvanlara dokunamıyorum malesef.  Kendi dünyamı kurma fikri hiç fena değil oysa ki ama fobi var işte yapacak bişey yok. İzleyicisi olmaktan öteye gidemeyeceğim :)


Bu sezon izlediğim ve Yeni sezonda da  Tv8 ekranlarında görmek istediğim diğer isimler ve programlar :

Rahşan Gülşan (Teksus)

Pazar Magazin ( Kesinlikle en kaliteli can sıkmayan ve de yakmayan tek magazin programı)
Oynat bakalım
Murat Özarı -Fikret Engin (Bay Tahmin)

Olması garanti programlar belli zaten
O ses Türkiye
Yetenek Sizsiniz Türkiye
Ütopya
Survivor

Adriana Lima'lı moda programı olacakmış çok sevindim pek sevindim hadi hayırlısı :)




Acun Ilıcalı'ya yeni sezonda başarılar diliyorum ki kesinlikle başarılı olacak. Herkes TV8 izlemeye hazır olsun  bu kanal çok konuşulur.



..............................................................................





1 Ağustos 2014 Cuma

HAYATIM VE DİĞERLERİ


   Kendin için mi yaşıyorsun yoksa başkaları ne isterse onu mu yapıyorsun?
el âlem  vardır bilirsin en çok Annelerimizden duyarız sonra biz çocuklarımıza söyleriz bu böyle sürer gider.. Aslında el âlem  ne der olayı karşımızdakini istediğimiz şeye ikna etmek için kullanılır.
Yani ben öyle düşünüyorum.. Anne çocuğuna yanlış bulduğu birşeyi yapmamasını söyler ama çocuk dinlemez (Çocuk dediğimiz ergenliğe yol almış kişi) Vee anne son çare el âlemi devreye sokar. Çocuk düşünür ve ''hmm işin ucunda rezil olmak, dillere düşmek, hakkında ileri geri dedikodunun yapılması var en iyisi bu yoldan döneyim'' diye düşünür. Ha bu çok hoşlanmadığımız el âlemi fazla kafaya takmamak gerek ama çokta boşlamasak yeridir. Biz yine de bildiğimizi okuyalım ama gözümüz kulağımız yine etrafta olsun ...

                                                                                                                       * * *

Başkalarının aklı neden hep bizim hayatımız için çalışır anlayamadım. Hayatınla ilgili karar almak üzeresindir hooopp biri çıkar o iş öyle olmaz, olmamalı der. Hayır sana ne sen kendi hayatını ne kadar düzene soktunda sıra benim kararlarıma geldi !???
Rahat bırak tatlısı ben ihtiyaç duyduğum anda çık ortaya lütfen.. Destek olmuyorsun bari köstek te olma..
Ne moralimi boz ne de nefretimi kazan.
Hadi herkes işine...

                                                                                                                       * * *

Korkularımızı bir kenara bırakırsak bence herşey kusursuz mükemmel şahane ötesi olacak
Sakınan göze çöp batar lütfen sakınmayınız!
Etrafa bakıyorum da herşeyi ortada yaşayan insana dönüp bakmıyoruz ama bişeyler saklayan, sakınan insana gözümüzü dikiyoruz. Neden??? E dikkat çekiyor da ondan. Acaba bu kadar önemli ne olabilir diye aklımızdan geçirirken gözümüzde takılıveriyor istemsizce..
Ve bu sakınan korkan çekinen kişi hep  zarar görüyor. Bu yüzden ortada yaşayın zira ortada olan merak edilmez..  Kafam rahat iç huzurum yerinde olsun diyorsan sakınma kardeşim meydan geniş herkese yeter. kuytu köşelerden çık dal ortaya :)






....................................................................












27 Temmuz 2014 Pazar

BİLGE/ İŞİN SONU


Günlerden bir gün bir bilge yanında oturanlara sorar:
- Akıllılık nedir?
Orada oturanlar :
- İyi ile kötüyü birbirinden ayırt etmektir.
Bilge, ''hayır'' der. Oradakiler birbirine bakarlar ve kendi aralarında istişare ettikten sonra:
- Akıllılık, iyi olanın içinden , daha iyi olanı seçebilmektir. Derler.
Bilge, üzgün üzgün başını iki yana çevirir ve ''Hayır o da değil'' der.
Oradakiler, çaresiz bir şekilde birbirlerine bakındıktan sonra, aralarından biri:
- Efendim, soran sorulanlardan daha iyi bilir. Lütfen siz lütfedin. Der.
Bilge kişi, gülümser ve:
- Akıllılık odur ki : her ne olursa olsun, yapıp ettiği işin sonunu düşünmektir. Der.
Öyleyse, biz de her zaman yapacağımız işlerin sonunu düşüneceğiz.









..............................................................................



26 Temmuz 2014 Cumartesi

GARİP HALLER


Yine anılardan bir parça anlatayım istedim
Günlerden yine küçüğüm küçücüğüm birazda şapşalım derken başıma gelene bak şimdi.
Mahallede 3 kız arkadaşız başkada yok (o zamanlar tabi - şimdi kim nerde belli değil, dağıldık)
Cumartesi ya da pazar olması lazım hatırlamıyorum.. Mahalleler arası maç var bir kaç mahallenin gençleri maç yapacak bizim okulun bahçesinde,  Bizde 3 kız izleyelim dedik (okul eve yakın yürüyerek 1 dakika bunu daha önceki yazımda belirtmiştim)  Gittik okula maç başlamış önce kenarda izledik sonra ben duvarın üstüne çıkıp oturdum, arkada da demir parmaklıklar var. Çok geçmeden yüzümde sağlam bir acı ve uyuşma hissettim.  Fazla zekadan birgün birşey olacaktı o gün oldu :)) Mahalle maçı işte kalesini bilirsin 2-3 taşla kaleyi belirlersin topun deleceği ağ yok o kadar amatördür yani.. Ben süper zeka o kadar oturacak yer varken kalenin arkasındaki duvarın üstüne otur, kaleci gelen topu kurtaramasın o top yüzüme çarpsın, çarpmanın etkisiyle kafam arkadaki demir parmaklığa çarpsın - BÜYÜK ÇARPIŞMA!
Ağlayarak indim yanıma hemen kuzenim geldi topu atanda o olabilir zira bulanıkta olsa az biraz gördüm gibi sanki ama günah almayayım :))))
Olay yerinden uzaklaştım ve o olaydan sonra toplara karşı hassasiyet oluştu. Bir yerde top oynanıyorsa kıyıdan kıyıdan kaçarım :) Tedirgin olurum yine top çarpacak diye..

Öyle işte kısa bir anı paylaştım devamı gelecektir

BEKLEYİN...






.................................................................








20 Temmuz 2014 Pazar

BAŞLIK BULAMADIM :)




  Selamlaaarrr
Herkes birbirini mi takip ediyor birbirinimi taklit ediyor nasıl benzeştiniz bu kadar ??
Saçlar kaşlar gözler kime baksam aynı kişi..
Eskiden sadece kadınlar birbirine benzerdi şimdi erkeklerde de aynı durum mevcut Sarışın esmer farketmeksizin sakal modasına kapıldılar.
Allah'tan yakışıyor bak ona bişey diyemeyeceğim ama az biraz azaltın  kirli sakal olsun mesela. Herşeyin çoğu gibi sakalında fazlası göz zevkine zarar!
                       

                                                 ***



 Hâlâ giyim konusunda sıradışı takılanlarınız var. Bir tarafı şort diğer tarafı kot görünümlü şey nedir öyle !? Bu dikkat çekme ve konuşulma çabandan vazgeç çünkü hiç dikkat çekici değilsin aksine modayı geriden takip ediyorsun  bu da seni komik duruma düşürüyor.

           

                                                                                                   

                         
Hızlı kilo vermenin yolunu buldum :)))
Yeni bişey değil ama bununda üstüne tanımıyorum açıkçası.

Ne yapıyoruuzzz
* Beyaz ekmekle vedalaşıyoruz
*Akşam en geç saat 18:00'de akşam yemeği olayını tamamlıyoruz
*Günün herhangi bir saati (Ben öğleden sonra 15:00'de vakit denk getiriyorum) Spor yapıyoruz

Spor olmazsa olmaz.. Biliyorum çok keyif almıyorsun ama o sadece başta sıkıcı merak etme. Sporun faydalarını görünce vazgeçemeyeceksin tecrübeyle sabit.
Beslenme ve spor şart. Eğer beslenmeye dikkat eder spor yapmazsan sadece kilo verirsin ama sıkılaşmakta önemli. En etkili sporun pilates olduğunu düşünüyorum ve yapıyorum. Mutlaka denemelisin..

                                                                                                                       KOLAY GELSİN :)






....................................................


19 Temmuz 2014 Cumartesi

SERDAR ORTAÇ İYİLEŞİYOR


    Biliyorsun Geçtiğimiz haziran Serdar Ortaç Chloe ile evlendi ve hemen ardından MS hastası olduğunu öğrendik. Aslına bakarsan haziran serdar'a bir yandan güzellikler sunarken diğer yandan üzücü olaylar yaşatıyor. Haziran 2012'de babasını kaybetmişti ve 4 gün sonra yeğeni Elif dünyaya geldi. Haziran 2014'te Chloe ile evlendi bir kaç gün sonra MS olduğunu öğrendi.
Neyse vardır bunda da bir hayır diyelim ve Serdar cephesinden güzel haber vereyim.

Serdar Ortaç iyileşiyoooorrr :) Aralıklarla kortizon tedavisi ve uzun sürecek ilaç tedavisi var. Ayakta durmakta bile zorlanırken artık yürüyebiliyor ve araba kullanabiliyor.. Hatta geçtiğimiz gün konser bile verdi :)
Hayranları bu durumdan dolayı çok mutlular ve hemen tarihi belli en yakın konserine gitmek için sabırsızlanıyorlar :)




SERDAR ORTAÇ KONSER TAKVİMİ

27 temmuz 2014 CRATOS (Kıbrıs)

5 Ağustos 2014 Harbiye (İstanbul)

10 Eylül 2014 İzmir Kültür Park

27 Eylül 2014 Azerbaycan





Serdar Ortaç sağlık durumunun iyiye gittiğini twitterdan duyurdu....











........................................................................................................

18 Temmuz 2014 Cuma

ARDA TURAN

 
    Arda Turan'la  ilgili haber okumadığım bir gün yok.. TV,  Twitter, Gazeteye ne zaman baksam Arda Turan.  Bir insanın birgün içinde 2-3 farklı haberi çıkar mı? Çıkıyor..

Her söylediği her yaptığı olay... Transfer haberleri, giyim stili, Özel hayatı  ve röportajlarda söylediği herşey...
Transfer haberleri sanırım sadece iddia  Çünkü dün çıkan habere göre Arda'nın Atletico da 3. kaptan olacağı konuşuluyordu. Yani o konu biraz karışık.. Birgün ''galiba bu sefer gidiyor'' dedirten haberler okurken 3 saat sonra bulunduğu takımın kaptanı olacağı  söyleniyor... Futboldan hiç anlamam bu yüzden kalmasımı yoksa gitmesimi iyi onu da bilmiyorum Ama sürekli yedek kulübesinde sırasının gelmesini beklemektense her maç sahaya çıktığı bir takımda olması daha iyidir zaar.

Giyim stilini benden başka beğenen kimse yok galiba.. Tamam Türkiye'de alışık değiliz bu tarza ama bence kendimizi geliştirsek algımızın yönünü değiştirsek daha iyi olmaz mı? Yabancılar yapınca ağzımız açık bakarken bizden biri yapınca dalga geçmek neden ?  Arda yurt dışında yaşıyor ve göz önünde dolayısıyla klasik olmak yerine biraz fark yaratmak en doğrusu. Kısa paça pantolon ve babet giyince insanın kimliği değişmiyor hemen telaşa kapılma. Arda yine bildiğin Arda!  En son taktığı hal hal da gözden kaçmadı tabi :)) Bak ben onuda yakıştırdım ne yalan söyleyeyim. Bir derginin fotoğraf çekiminde şık duruyordu.

Özel hayatıylada sıksık gündeme geliyor ve haberlere bakacak olursak bir hayli karışık ! Nedir ne değildir demeye kalksak işin içinden çıkılacak gibi değil. Takip edince o karışıklığın sadece haberlerde olduğunu görüyorum. Arda sürekli erkek tayfasıyla geziyor :) Başkası olsa neden çıkan habere net bir açıklama getirmiyor derdim ama Arda olunca söyleyemiyorum çünkü hergün farklı isimler öne sürülüyor. X 'i tanımıyorum dese ertesi gün Y çıkıyor.

Röportajlarda ayrı gündem! En son bir dergiye verdiği röportajda sorulan soru üzerine maçtan önce neler yaptığını anlatmış. Isınırken Yasin dinliyorum demiş, Vay efendim sen misin bunu diyen. Neden bu tip şeyleri gizli yaşamıyorsun, dini kullanıyorsun gibi saçma eleştiriler geldi.
Bir din nasıl kullanılır? Yani ben bugüne kadar Namaz kılıyorum Yasin okuyorum diyen birine ekstra saygı duyduğumu, sevmediğim halde baş tacı ettiğimi hatırlamıyorum. Din kullanmak diye birşey olamaz.. Maça nasıl hazırlanıyorsun sorusunun cevabını vermiş bu kadar ayaklanmanın anlamı yok. Belki senin için birşey ifade etmez ama Arda'yı idol olarak gören küçük hayranları var onlara bu anlamda iyi bir örnek olduğunu düşünüyorum. Herşeye REKLAM demekten ne zaman vazgeçeceksiniz !?

Geçenlerde Aziz Yıldırımla biraraya gelmesi çok tartışıldı.. Bende GALATASARAY'lıyım ama bu buluşmada tepki göstermemi gerektirecek birşey göremedim.  Bazılarının hayatı çok sıradan ve boş galiba ki sürekli birilerini eleştiriyor nerden vursam ne yapsam da yere düşse diye çabalıyor.YAZIK!

Arda Turan ve onun gibi attığı her adım söylediği her söz olay olanlara sabır ve kolaylıklar diliyorum...





                                                                                                                           
DeryaTürkmen

....................................................................................




















17 Temmuz 2014 Perşembe

Yeni Nesil Hayran!


 Selamlar,

  Yeni nesil ünlü hayranlarını görünce üzülüyorum. Eskiden facebook, twitter yoktu hayranı olduğumuz ünlü isimlere ulaşmamız imkansız değildi ama zordu. Ben hiç bu tip girişimlerde bulunmadım ama mesela mektup gönderilirdi . O mektup sahibine ulaştımı ulaşmadı mı okudumu diye aklında yüzlerce soru..
Şimdi öyle mi??
Twitterdan istediğin heran ulaşabiliyorsun. Aklı başında olan insan acaba tweetimi gördümü okudumu diye düşünmüyor,  biliyor ki okuyor. Yeni nesil hayranlar bunu kavrayamadığı için bir tane güzel tweet atsa 50 tane '' okudun mu, gördün mü, beni görmüyor musun, abi/abla galiba görünmez oldum'' tarzında tweetler atarak insanı çileden çıkarıyorlar.

Bazen korkutan seviyeye ulaşıyor ilgileri.. Özellikle genç erkek oyuncuların hayranları özel hayata kadar müdahale ediyor.
Aylar önce hatırlıyorum 2 ünlü oyuncu ikiside 90 doğumlu ve aynı dizide yer alıyorlar. birlikte sinemaya gitmişler yanlarında da arkadaşları var hayranlar twitterdan tweet yağmuruna tuttular ''Sevgili misiniz?, n'olur bir açıklama yapın, bişeyler söyleyin birliktemisiniz'' gibi..

Yine başka iki oyuncunun birlikte olduğu haberleri çıktı ve bu haber gerçekti. Hayranlar ne yaptı dersin ?? Tabi ki vay efendim o kadınla nasıl birlikte olursun? sana yakıştı mı? hem yaşı senden büyük, gibi tweetler atıldı. Bunlar yine bişey değil kadına hakaretler edildi yaşından , fiziğine, eski ilişkilerinden herşeye kadar yazdılar. İlişki zarar görmedi hatta zarar görmediği gibi daha da pekişti :)) Hayranlar, adam kadından soğusun diye çabalarken aşk ateşini körüklediler :)

Hep kötü yaklaşımlar olmuyor tabi ki.. Biten ilişkiden sonra ''lütfen ayrılmayın çok yakışıyorsunuz, siz ayrıldıysanız aşk diye birşeye inancım kalmadı''  gibi saçma sapan yorumlarda okumuyor değilim hani.
Bitmiş bir ilişkiden sonra '' iyi oldu ayrıldılar'' demek ne kadar terbiyesiz ve saygısızca bir yaklaşımsa ''Lütfen ayrılmayın'' demekte aynı seviyededir.

Hepimizin hayranı olduğu isimler var yakından takip ediyoruz ama hayatlarına  bu kadar müdahale etmek neden? İyi veya kötü alınmış bir karara saygı duymak gerek. Kalp bu kimi seveceğine sen dışardan müdahale edemezsin.
Hayranı olduğun  isimler Sana  şarkılar söyler dinlersin, Dizide bir karakter canlandırır izlersin .. Varsa işiyle alakalı söyleyeceğin bir şeyler hakaret etmeden ve onunda kendi eksiğini görmesi açısından yorumunu yaparsın. Ama konu özel hayatsa orda durmayi bilmelisin.

Bir hayalin hedefin olsun onu gerçekleştirmek için yaşa. Hayranı olduğun insan HAYATI yaşarken sen klavye başında onun hayatını yaşıyorsun. Kendine verdiğin değer bu kadar. Şimdi kalk  işe yarar bir hedef belirle kendi dünyanı kur. Başarılı ve işe yarar bir genç ol.






......................................................................................








16 Temmuz 2014 Çarşamba

UZUN LAFIN KISASI NASIL OLUYOR ???


      Selamlaaaarrrrr
    Yaz Sil, Yaz Sil, Yaz Sil....
Blog yazısı yazarken zorlanıyorum. Aslında yazmak konusunda sıkıntım şöyle, bir konuya giriş yapıyorum hooopp bambaşka konuya doğru ilerlemişim. Birde kısa yazmak isterken o yazı nasıl uzuyor..

Mesela Bu yaz İzlediğim dizilerden bahsedecektim şöyle herbirini kısaca özet geçeyim dur birazda kendi düşüncelerimi ekleyeyim 2 tanede fotoğraf derken sen düşün gerisini.. Sonra dedim ben bile okurken yoruluyorum sıkılıyorum başkası okumak bir kenara görür görmez kapatır. Çok yazmak istiyorum hemde herşeyi ama nasıl ketum bir insanım bilsen. Herşeyi düşünüyorum az şey paylaşıyorum.  Bazen kendi fikrimi beğenmiyorum. Mesela dün bir yazı yazdım hatta kaydettim bu sabah blogta yayınlamak için ama n'oldu 1 saat geçmeden karar değişti ve sildim. bu sabah başka bir yazı yazdım yarım kaldı neden? E çok uzadı yazarken sıkıldım.

Yazmaya devam tabi vazgeçmek yok ama kısa ve öz yazmanın püf noktalarını araştırmalıyım. Çok konuşan biri değilim ama iş yazmaya gelince bitmiyor. Doğum haritam bana der ki; sen yazar ol böyle bir  kabiliyetin var bu yola gir. Bilmiyorum düşünmem lazım.

Buarada bu yaz izlediğim dizileri yazayım da konu boşa gitmesin bari.
Aslında çok dizi izlemem, genelde Tv programları  izlerim ama konusu basit, romantik komedi tarzı diziler bulunca kaçırmıyorum.

Mesela
Kaçak Gelinler
Kiraz Mevsimi
Ulan İstanbul
Kocamın Ailesi

Kaçak Gelinler Ve Ulan İstanbul Aynı gün aynı saat ve farklı kanallarda yayınlanıyor bu yüzden Kaçak Gelinleri izliyorum ama Ulan İstanbul'un 1500 kez tekrarı yayınlandığı için şansa artık onuda kaçırmamış oluyorum.
Kiraz Mevsimi ve Kocamın Ailesi fox'da.. Ben beğendim bu dört diziyi..  kafa yormadan izlediğim keyifli diziler. Ulan İstanbul aslında çok fazla tekrar bölümü yayınlandığı içinmi bilmiyorum ama sanki dizi izlemiyorumda aile, akraba komşuların evini gözetliyormuşum gibi hissediyorum ben mi yoksa dizi mi değişik :)
Dizilerin konusuna hiiiç girmiyorum zira girince çıkamıyorum (Denedim)..  Bana bir soru sor eğer cevabını biliyorsam Eeennn ince detaylarına kadar anlatırım. Yok valla hiç beceremiyorum uzun lafın kısasını. Birde yetmezmiş gibi konudan konuya atlamalarım var..

Hadi bitti...........




................................................................................................


15 Temmuz 2014 Salı

SABIR İLAÇTIR !

   

Merhabaaaa

  Yine sorunlar birlik olup hayatının en kötü günlerini yaşamana sebep oluyorsa ÜZÜLME bu da geçer.
Ne yaşarsan yaşa herşeyin sonu olduğu gibi kötü günlerinde sonu var buna inan.
 Yılmak, pes etmek yok.!

   Maddi zorluk içindesin manevi olarak dibi ha gördün ha göreceksin peki hiç mi şükredecek birşey yok ???
SAĞLIK ne alemde ? Sağlıkta sorun yoksa yine iyisin,,  Ya o da olmasaydı?
Hayat hiçbir zaman dört dörtlük olmayacak biliyorsun değil mi? bilmiyorsan da işte söylüyorum BİL :)))
Hep problemlerle karşılaşacaksın ve çözmekle cebelleşeceksin bu kaçınılmaz.
Bir taraf eksik olacak, sabrın sınanacak.
Bunca paraları olmasına rağmen yine de mutsuz dediğimiz, Neden  mutsuz ki maddi olarak rahat neyi bu kadar dert ediyor diye düşündüğümüz  insanlar vardır. Aslında onlarında eksik olan bir yanı var. Belki aşk belki de sağlık yönünden fakirdir!  Olamaz mı olabilir.
SAĞLIK olur PARAN olmaz, Paran olur AŞK olmaz, Yani hep bişeyler eksik olur. Dertsiz insan yok anlayacağın...

   Şu var ki; Problemler çözülür yeter ki çözmek iste. Sorunlar karşısında soğukkanlı olmayı başardığın zaman her anlamda kazanırsın. Öyle telaşa kapılıp olmayacak şeyler yapma sakin ol dert sadece sende değil herkeste.. Sanki ilk kez mi herşey ayağına dolandı !?

  SABRET!



 ...Derya TÜRKMEN...



........................................................







 

27 Haziran 2014 Cuma

DİREN SERDAR ORTAÇ


Serdar Ortaç'ın 26 mayıs'ta çıkan BANA GÖRE AŞK Albümünü konuşmak isterken sağlık sorununu konuşuyoruz malesef.
Ortaç MS'le tanıştı ve bizide tanıştırdı. Herkes nedir ne değildir, Ortaç neler yaşıyor bu dönemde diye detaylı araştırıyor başta ben tabi ki ZİRA fan olmak bunu gerektirir.

 S.ORTAÇ'la sadece MS'i değil insanlığın da ölmeye yüz tuttuğunu öğrenmiş olduk. Ben bu kadar lüzumsuz insanları birarada görmemiştim. Ne kadar kalbi kir pas tutmuş insan varsa hepsi ortaya çıktı. Nerde barınıyorlarsa orda kalsınlar Allah hepimizi onlardan korusun.

Serdar'ı twitter'da takip ediyorsanız (@serdarortacs )  ki etmeniz şart değil serdar ortaç diye search edin dehşete düşersiniz. Bazıları hızını alamayıp direkt kendisine tweet atıyor. Rezillik kepazelik aldı başını gidiyor. S.ORTAÇ'a değilde başka isimlere yazsalar şuan mahkeme koridorlarında sürünüyorlar "AFFET" diye yalvarıyorlardı.
Serdar yazılan tüm kötü tweetleri RT ederek "Görün neler var " demeye çalışıyor galiba..

Sevin dinleyin demiyorum ama kin ve nefrette kusmayın! Kime ne zaman ne olacağı belli olmaz. Yarın Ortaç koşarken siz adım atamayacak duruma gelirsiniz.

Konuyu eşi Chloe'ye getirenlerde var.. Parası için evlendi diyenler ???? Sanırsın İstanbul'un yarısı ORTAÇ'ın. Neleri hesaplıyorlar PES !
Chloe 2 yıldır Ortaç'la yaşıyor ve bu hastalık bir günde ortaya çıkmadı. Serdar yıllardır röportajlarında ayağında ağrıların olduğunu yorgun hissettiğini söyler. 2 Yıldır Chloe Serdar'ın durumunu biliyordu o imzayı atarkende aşık olduğu için attı. Tabi insan kötü ve fesat bir kalbe sahip olunca iyi niyeti hiç bir zaman anlayamaz.


Serdar Ortaç MS'i yener dalgasınıda geçer. O çok güçlü.. Ne sıkıntılı dönemleri oldu hepsini atlattı Bu sınavıda başarıyla geçecek..
Ortaç'ın doktoru, durumunda düzelme olduğunu ve yakında eski sağlığına kavuşacağını söyledi rahat nefes aldıran bir haber bu.


S.ORTAÇ'ı sevmeyenler kusura bakmayın ama yakın zamanda kendisini sahnede göreceksiniz. Serdar Ortaç'tan hiçbir zaman kurtulamayacaksınız ZİRA o kadar albümü ve şarkılarını da yanında götürecek değil. Ayrıca biryere gittiği yok MS öldürmez SERDAR ORTAÇ her daim sesi ve şarkılarıyla ensenizde olacak bilin istedim..

 SERDAR ORTAÇ'a en acilinden şifalar diliyorum - Sevenlerin senin için dua ediyor sende pes etme sahne seni bekler ; Seninde dediğin gibi daha bir ton iş var yapacak.



..........................................................

3 Mart 2014 Pazartesi

İş tecrübesi olmayan giremez !!!

   


     Anlamakta zorlandığım bir konudur...
Ne okursan oku, nerden mezun olursan ol iş tecrüben yoksa kapıların açılma olasılığı  düşük belki de hiç yok.
Merak ediyorum tecrübeli eleman arıyoruz diyen işverenler iş hayatına nerden ne şekilde başladı?

  Sen iş vermezsen diğerleri iş vermezse nasıl tecrübe kazanacak insanlar???
İşverenlerin tecrübeli çalışan aramalarının asıl nedeni tembellik.! Birine işi öğretmek zor geliyor. Bu düşünceye sahip işverenler ileride yaptıklarıyla gurur duymanın hayalini kuruyorlar ama boş hayaller kurduklarını söylemek isterim. Bir takım eksiklikler hissedecekler ama o eksikliğin  nerden kaynaklandığını anlayamayacaklar.

İş yerini büyütmek, para kazanmak, tercih edilmek elbette mutluluk verici ama sen birilerinin elinden tutup işi öğretip sektöre kazandırmazsan nasıl gurur duyabilirsin ki yaptıklarınla !? Sadece mutlu olursun onunda senden başkasına faydası dokunmaz.

Vee iş tecrübesi olanlarla çalışmayı tercih etmek işinize olan saygısızlığın göstergesidir. İşini yeterince seversen emeğini hiçbir şekilde esirgemezsin. İşini sevmek demek gece gündüz çalışmak demek değildir. Kapına gelenleri geri çevirmek yerine bilgini, tecrübeni onlarla paylaşmak, aşılamak ve hangi sektörde çalışıyorsan o sektörün daha da gelişmesi ve büyümesi için genç beyinlere yer vermektir.

Etrafınıza baktığınızda işi sizden öğrenerek başarılara imza atan insanları görmek tarifsiz bir duygu olmalı. Bu duygunun tadına bakmaktan çekinmeyin ve gençlere kapılarınızı açın. Bu sizin için kayıp olmaz aksine maddi manevi büyük kazançlarınız olur.

Bencillikten ve tembellikten sıyrılmanızı umuyorum..




...........................................................

5 Ağustos 2013 Pazartesi

Güneşlenirken yapılan 5 büyük hata

Güneş ışınlarının yararı olduğu gibi zararları da bulunuyor. Evoria.com güneşlenirken yapılan 5 büyük hatayı ve korunma yollarını açıklıyor.
Yaz aylarında güneşlenmek ve vücudunuzun güneşin faydalarından yararlanmasını sağlamak sağlık açısından önemlidir.  Güneşlenirken yapılan hatalar, faydadan çok zarar getirebilir. Evoria.com güneşlenirken dikkat edilmesi gereken noktaları açıklıyor.
Güneş koruyucu kreminizi doğru yerde saklayın
Güneş koruyucu kremler arabanın içinde veya güneşin altında bir plaj çantasında saklanırsa, etkinliği azalır. Güneş altında duran bir arabada ve plaj çantasında ısı oranı artış gösterir. Isıya maruz kalan güneş kreminin etkisi azalır ve içindeki aktif maddeler güneş korumasına karşı etkisini yitirmeye  başlar. Evoria.com yüksek ısıda koruyucu özelliğini kaybeden güneş kremlerinin serin yerlerde saklanması gerektiği konusunda uyarıyor.
Göz çevrenizi güneşten koruyun
Göz çevrenizde kaz ayakları veya koyu halkalar var ise güneşten mutlaka korunmalı. Göz çevresinde de kullanılabilen 50 derece koruması olan özel nemlendiricili güneş kremleri kullanılmalı. Evoria UVB/ UVA güneş ışınlarına karşı koruma sağlayan Clinique koruyucu stick kullanmanızı öneriyor.
Fondöten ve pudra kullanımına dikkat
Deniz kenarına yüzünüze makyaj malzemeleri sürerek gitmeyin. Öncelikle kullandığınız fondöten ve pudranın sizi güneşten koruyacağını düşünürseniz, yanılırsınız. Bu maddeler tam tersi aşırı güneş ışığında zaman zaman lekelenmeye yol açabilir.
Yaz aylarında gündüz dışarı çıkarken makyaj yapmadan önce, güneş korumalı nemlendirici ürünler kullanmaya özen gösterin. Cildinizin nemlendirici ile korumasını sağlayıp, üstüne makyaj uygulayın. Evoria.com Lancaster güneş koruyucu kremlerini denemenizi tavsiye ediyor.
Saçlarınız başınızı korumuyor
Güneşe maruz kalan saçlarınızın, başınızı koruduğunu düşünmeyin. Saçlar, güneşle temas eden derinize en yakın parçalardır. Direkt güneş ışığında kalan başınızı korumanız gerekiyor. Kafa derinizde cilt kanseri oluşma riskini engellemek için saçlarınızda ve başınızda da güneş koruyucu krem kullanın ve güneşe çıkarken şapka takın.
Eller yaşınızı ele verir
Pek çok kişi güneş koruyucu krem sürerken ellerinin üzerine sürmeyi ihmal eder. Oysa eller yaşınızı ortaya çıkarır ve cildinizin en rahat görünen bölgesidir. Bedeniniz kadar ellerinizi de güneşten korumaya özen gösterin. Ellerinizi yıkadıktan veya denize girdikten sonra tekrar kremlemeyi unutmayın.
Güneşin tadını çıkartırken, güneşten olumsuz etkilenmenizi önleyecek ve güzelliğinize güzellik katacak dünyaca ünlü, Clinique, Lancome, Lancaster, Biotherm, Garnier, Nivea gibi markaların güneş bakım ürünlerine en uygun fiyatlara  www.evoria.com’dan ulaşabilirsiniz.


.........................................................................................................................................

22 Nisan 2013 Pazartesi

Tarkan, Seferihisar'da kurulan Doğa Okulu için konser verecek..

Megastar Tarkan, kurucuları arasında yer aldığı ve sakin şehir Seferihisar’da açılacak  Doğa Okulu’nu desteklemek amacıyla 5 Haziran’da İzmir Arena’da “Doğa sensin!” isimli bir konser gerçekleştirecek. Biletleri Biletix’te satışa çıkarılan konserin tüm geliri Doğa Derneği ve Seferihisar Belediyesi ortaklığı ile kurulan Doğa Okulu’na aktarılacak.


  
Doğa Derneği ve Seferihisar Belediyesi’nin ortaklığıyla kurulan Seferihisar Doğa Okulu, yaklaşık iki yıllık bir hazırlık sürecinin ardından önümüzdeki aylarda çalışmalarına başlayacak. Yedi yıldır aktivist duruşuyla Doğa Derneği’ni destekleyen Tarkan’ın da kurucuları arasında yer aldığı Seferihisar Doğa Okulu, doğa kültürünün Türkiye ve dünyada yeniden yaygınlaşması için çalışacak. Doğa Okulu, yaşamın ve öğrenmenin iç içe geçtiği, öğretmen ve öğrenci ayrımının bulunmadığı, geleneksel ve akademik bilginin birlikte düşünüldüğü yeni bir öğrenim anlayışıyla kuruluyor. 
 Tarkan’ın vereceği destek sayesinde Doğa Okulu araştırma faaliyetleri gerçekleştirecek ve öğrencilerine ücretsiz öğrenim görme olanağı tanıyacak. 5 Haziran’da İzmir Arena’da gerçekleşecek “Doğa sensin!” isimli konserin biletleri Biletix’te satışa çıkarıldı. Tarkan’ın bu konseri aynı zamanda Doğa Derneği’nin 10. Yıl etkinlikleri arasında yer alıyor.
 Doğa kültürünün farklı alanlarında araştırmalar yürütülecek olan Doğa Okulu, 2014 yılından itibaren öğrenci kabul etmeye başlayacak. Okulun araştırma konuları arasında geleneksel tarım, doğa hukuku, ekoloji, sözlü kültür, doğa takvimi, masallar, geleneksel sanatlar, doğa felsefesi ve geleneksel mimari yer alıyor.
Seferihisar Doğa Okulu hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Başkanı Güven Eken şunları söyledi: “Doğanın yok oluşundan, kadına karşı şiddete veya savaşlara kadar, ne yöne bakarsak bakalım her sorunun arkasında insanın insanla ve doğayla arasındaki kıyasıya rekabeti görüyoruz. Oysa Anadolu ve dünyanın dört bir yanındaki kadim toplumlar, rekabet yerine işbirliğine ve adil paylaşıma dayalı bir yaşamın mümkün olduğunu bize ispat ediyor. Seferihisar Doğa Okulu, bu toplumların izini sürecek ve başka bir insanın mümkün olduğunu bir kez daha ortaya koyacak. Tarkan’ın ve Seferihisar Belediyesi’nin Doğa Okulu’nun kurucuları arasında yer alması yapılan çalışmanın kalıcılığı açısından büyük değer taşıyor”.



9 Nisan 2013 Salı

Caffè Nero’nun glutensiz ürünleriyle lezzete uzak kalmayın


“Milano’nun batısındaki en iyi kahveci” unvanına sahip Caffè Nero, çölyak hastaları için glutensiz lezzetler üretmeye başladı.
Caramelatte, Chai Latte, Caffè Latte ve Limonlu Muffin, glutensiz içerikleriyle tam bir keyif yaşatıyor. 
Glutensiz ürünlerini geliştirmeye devam edecek olan Caffè Nero, yapacağı yeniliklerle kahve tutkunlarının karşısına çıkmaya devam edecek. 

“Milano’nun batısındaki en iyi kahveci” unvanına sahip Caffè Nero, glutensiz ürünleriyle artık herkesin damak tadına hitap ediyor. Caffè Nero’nun klasikleşmiş ürünleri, gluten içermeden hazırlanarak çölyak hastalarının beğenisine sunuluyor.
Caffè Nero’nun glutensiz içeriğe sahip ürünlerinin başında Caramelatte geliyor. Karamel tadının espressoyla bir araya gelmesinden oluşan Caramelatte keyfini, artık çölyak hastaları da yaşayabilecek. Bunun yanında kahve severlerin vazgeçilmezi Caffè Latte ve tarçın severlerin favorisi Chai Latte de artık glutensiz olarak hazırlanabiliyor. Yiyecekler arasında ise özel geliştirilen Limonlu Muffin çölyak hastaları için glutensiz un kullanılarak sunuluyor.
Reçeteleri değerlendirmeye devam eden Caffè Nero, glutensiz tatlarına yenilerini eklemeyi ve çölyak hastalarını lezzet ile buluşturmayı sürdürecek.

25 Şubat 2013 Pazartesi

Bedük'ten Parti gibi Klip


Bedük yeni albümü Overload'un ilk klibini hareketli şarkısı Beatfreak için çekti. Adı gibi hareketli görüntülerden oluşan klip yayınlandığı andan itibaren büyük ilgi topladı.

Her şarkısıyla kendi alanında ilklerin öncüsü olan elektronik dans müziğinin Türkiye'deki en özgün temsilcisi Bedük, yeni albümünün ilk klibini BeatFreak isimli şarkısına çekti. Klibin yönetmenliğini çektiği parti ve gece hayatı fotoğraflarıyla ünü kulaktan kulağa yayılan Tchane Okuyan üstlendi.

Üç günde pek çok farklı mekanda çekilen klipteki görüntülerin bir kısmı Bedük'ün geçtiğimiz haftalarda İndigo'da gerçekleştirilen konserinden alındı. Konserde spontane bir şekilde izleyicilere "hadi klip çekiyoruz" diyip kendini seyircilerin arasına atan Bedük, hayranlarıyla birlikte eğlenceli görüntülere imza attı.


Beatfreak şarkısının adına yakışan video klibindeki diğer görüntüler ise Türkiye'nin en iyi dansçı ve koreograflarından Uğur Yıldıran'ın sahibi olduğu Hasköy'deki Acaip İşler Müdürlüğü'nde çekildi. Bedük, şarkı söylediği bölümlerde de lazerle özel ışık tasarımının kullanıldığı klibi için "Klip tam anlamıyla şarkıyı izleyicilere aksettirmek ve benim konserime geldiklerinde yaşayacakları eğlenceyi birebir yansıtabilmek için tasarlandı. Biz çekimlerde çok eğlendik, umarım seyredenler de eğlenirler" dedi.

Konserleri:
7 Mart Ankara Jolly Joker Ankara
9 Mart Kayseri Hilton Otel
22 Mart Konya Rixos Otel


http://www.biletix.com/etkinlik-grup/47511461/TURKIYE/tr

www.facebook.com/beduk
www.twitter.com/beduk
http://instagram.com/beduk
https://soundcloud.com/beduk

Bir bumads advertorial içeriğidir.

5 Mayıs 2012 Cumartesi

Merve Öner /Röportaj

Merve Öner 1984 yılında Ankara da doğdu.Klasiktir, çocukluk yıllarında sanatcıların taklidini yaparak şarkı söylemeye başladı ve bu tutkusundan asla vazgeçmedi. Lise yıllarında çok kısa bir süre TRT sanatçısı Canan Sezgin Geylan ile keman çalıştı. Bu süreçte Kültür Bakanlığı Gençlik Korosunun sınavını kazandı ve üç yıl Klasik Türk Müziği eğitimi aldı. Daha sonra TRT Ankara Radyosu Çok Sesli Korosu'nun sınavını kazandı ve batı müziğine adım atmış oldu. Ardından Cumhuriyet filminde Bozkır adlı eseri seslendiren başarılı soprano, opera sanatcısı, Hülya Kazan İle şan derslerine başladı. ANKARA ÜNİVERSİTESİ DEVLET KONSERVATUVARI OPERA bölümünü kazandı ve dereceyle mezun oldu. Ardından Ankarada sahne çalışmalarını sürdürdü. Bu süreçte çok sayıda şarkı sözü yazmaya ve bestelemeye başladı. Bir yandan müzik eğitimciliğine devam ederken, sanatçı kimliğine engel olamayan Merve Öner, öğrencilerini müzik yarışmalarına hazırladı ve başarılar kazandı. Jazz, Latin, Pop gibi birçok dilde şarkı söyledi ve sahne aldı. Hayatının dönüm noktası Serdar Ortaçla tanışması oldu ve kendisi hala Serdar Ortaçın vokalisti olarak müzik kariyerine devam etmektedir.
Merve Öner kimdir ? bize kendini anlatmanı istesem.?
MERVEÖNER : Merve Öner çocukluğundan beri müzikle ilgilenen daha sonra Ankara da aldığı konservatuvar eğitimi ile müzik serüvenine asıl başlangıcı yapmış bir sanatcı adayı:) aday diyorum çünkü bana göre SANATCI kelimesi çok önemli herkese sanatcı denmesinden rahatsızım.Merve Öner hakkında facebooktaki sanatcı sayfamdan detaylı bilgi edinebilirsiniz.
 Müzikle ilk tanışma nasıl oldu?
MERVEÖNER : Müzikle ilk tanışmam taklit yaparak küçük yaşlarda başladı ve aile desteğiyle sürdü gitti.
Hangi sanatçıların taklidini yapıyordun?
MERVEÖNER :  Çocukken Seyyal Taner, Neşe Karaböcek taklitleri yapardım :) Üniversite yıllarında ise Belkıs Akkale, Nihat Doğan taklitleri ile eğlenirdik. :)
Ailede senin dışında müzikle ilgilenen 
üye/ler varmı?
                




 MERVEÖNER : 


Ailemde müzikle ilgilenen kişiler var. 


Dayım çok eskiden Fenerbahçe'de  


futbolcu aynı zamanda o yılların gözdesi 


gazino döneminde Bülent Ersoy gibi 


değerli sanatçılarla sahne alan bir sanat 


müziği yorumcusu idi. Şükrü Birand.

Gün Işığına çıkan bestelerin var mı yoksa saklıyormusun ?

Çok sayıda bestem var sorudaki gibi"SIR GİBİ" saklıyorum:)Hatta bir iki sanatcıya ulaştırmak istedim sonra oturup ağladım onlar benim duygularım benim çocuklarım diye:)üretmeye devam ettikce bu düşüncelerim değişti:)

Serdar ortaç'a sahnede vokal yapıyorsun - nasıl tanıştınız? vokalistlik hikayeni öğrenmek istiyorum.

Serdar Ortaçla tanışmam tam bir mucize.Diğer mesleğim için tahmin edemeyeceğiniz bir yerde yaşıyorum ve gizli tutmam gereken bir durum bir süre için.görevim sona erdiğinde bu merakı gidereceğim.Sadece mucizelere dualara inandığımı bilin yeterli şimdilik:)

Serdar Ortaç'la çalışmak nasıl bir duygu ? :))

MERVEÖNER : Serdar Ortaçla çalışmak harika bir duygu. Serdar Ortaç ekibine değer veren bir sanatcı ve o da bizim için çok değerli.

İleride kendi albümünü yapmak gibi bir düşüncen var mı ?

MERVEÖNER : Albümle ilgili bir hırsım yok:)olursa kendiliğinden olur günün birinde .Şu an halimden öyle memnunumki:)

Müzikle alakalı fazlasıyla donanımlı olduğunu söyleyebilirim.. Kariyer odaklı hayallerinden bahsedermisin?

Müzikle ilgili dediğiniz gibi dolu dolu geçti hayatım.Piyano ve keman çalmaya niyetlensemde şarkı söylemek kadar sevemedim ve emek vermek istemedim.konservatuvarda aldığım Opera-Şan eğitimi sahne dersleri için gece yarılarına kadar çalışmak her zaman keyif verdi.Mezuniyetten sonra yükseklisansımı tamamladım ve Ankarada ve daha sonra Ankara dışındada çok sayıda mekanda sahne almaya başladım İngilizce,İspanyolca,İtalyanca,Yunanca vs çok sayıda dilde şarkılarda söyledim. Bir dönem Latin kraliçesi olmaya hazırlanırken yine pop müziğinden vazgeçemedim:)Hedeflerim her zaman büyük - olduğum yerde saymayı oldum bittim demeyi sevmeyen biriyim.

Fanların ilgisinden dolayı mutlumusun ? Onlarla yakından ilgilendiğini duydum :) ? 

Fanlarımın ilgisi elbette mutlu ediyor bende onları çok seviyorum çok içten çok şekerler:)Vakit buldukca iletişim kurmaya çalışıyorum ancak hayat çok daha hızlanır yemek yemeye vakit bulamazsam bir gün sakın yanlış anlamasınlar bazen bir gün ilgilenmeyeyim sitem ediyorlar:)sadece aşırı yoğunluktan dolayı hepsini çok ama çok seviyorum:)



.........................................EN'ler................................

*En son aldığı ürün ?
*En son aldığım ürün internet üzerinden yurt dışından getirttiğim bir elbise.

*En sevdiği marka?
* marka kelimesinden hoşlanmıyorum ancak çok sayıda markayı takip ediyorum daha çok bulunmayan bilinmeyen tasarımların meraklısıyım.Marka herkeste olur tasarım ürünleri tek yada az kişide.

  • *Giyim tarzını en iyi açıklayan cümle?
    *giyim tarzım değişken kimi zaman salaş spor kimi zamanda abartılı kokoş diyebiliyorum:)ancak genele bakarsanız Sadelik ve rahatlıktan yanayım.

    *Eskiyene kadar giydiği parça?
    * Eskiyene kadar giydiğim yurt dışından teyzemin getirmiş olduğu pembe bir spor ayakkabı.hiç eskimesin istemiştim:)
    • *En çok aldığı ürün?
      En çok aldığım ürün elbette sahneyle bağlantılı olarak elbise ayakkabı kozmetik:)

      *Parfüm?
      * Parfüm tenimden çıkmayan tek çiçek kokusu olan Pleasures.Zaman zaman başka denemelerimde olsa bundan vazgeçemedim.

      *Alışverişte en nefret ettiği şey?
      *Alışverişte en nefret ettiğim şey yanımda biri varsa çabuk çabuk diye acele ettirmesi:)

      *En Sevdikleriniz ? (kişi-ler)
      *En sevdiklerim tartışmasız ailem..ancak bu liste uzar gider çok sayıda dostum var sevdiklerim çok, sevilende bir dost olduğuma inanıyorum:)

      *En Son Aldığınız Kitap?
      *En son aldığım kitap" Bir Muhteşem Güneş".

      *En Son Aldığınız Albüm ?
      *En son aldığım albüm klasik müzikle ilgili karışık bir albüm.
                  • ve Smooth jazz
        *En Son İzlediğiniz Film ?
        En son izlediğim film SHİNE TU.müzik ve piyano ile ilgili olduğu için merakla izledim.

      • *İzlediğiniz Dizi - Diziler ?
      *Yoğunluktan dolayı dizi izleyemiyorum sadece parça parça ne denk gelirse yakalamaya çalışıyorum.

      *En Sevdiğiniz Şarkıcı Albüm ?

      *En sevdiğim şarkıcı albüm listesi sanırım uzar gider Serdar Ortaç her zaman başımızın tacı:) onun dışında Sertab Erener,Funda Arar,Ajda Pekkan,Işın Karaca,Yonca Lodi,Sezen Aksu albümlerini takip ediyorum çünküonları bayan vokal olarak örnek alıyorum.yabancılardan 80 liler hayranıyım o liste çok uzun:) Jamiroquai dinlemek bana enerji veriyor.Sesimle ilgili ders için ise opera sanatcısı Maria Callas dinlemeden günüm geçmiyor.

      *En İyi Alışveriş Arkadaşınız ?
      En iyi alışveriş arkadaşım Elvin:)üniversitede başlayan ve bitmeyen dostluk .benimle sıkılmadan alışveriş yapan tek dostum:)


                    TEŞEKKÜRLER MERVE ÖNER          


      .Not : Benden Merve Öner'le röportaj yapmamı isteyen ve soru desteğinde bulunan merve öner fan yöneticisi Adnan'a Teşekkürler :)