20 Ekim 2016 Perşembe

FAZLADAN MENDİLİ OLAN?

  Deniz'in Yiğit Balcı'yı sevdiğini bildiği halde herkesin içinde Deniz'le sevgili olduğu yalanını söyleyen ve İrem'in bir lafıyla Deniz'i öpmeye yeltenen Tuna'ya aşkınızı ilan etmeye devam mı kızlar?
Ya Deniz?
Yiğit Deniz'i öpmek ister,  Deniz gözlerini kapatır Yiğit'in öpmesini bekler. Tuna Deniz'i öpmek ister, Deniz gözlerini kapatır Tuna'nın öpmesini bekler. Kızımız dünden hazır ve nazır maşallah.  Kore versiyonundaki deniz nasıldı bilmiyorum ama bizim senaristler deniz'in çizgisini bozuyor gibi sanki. Deniz Aslan'a yakışmıyor bu haller.


Her bölüm Gökhan Alkan'ın yıldızı parlamaya devam ediyor. Bu haftaki bölümde  Gökhan  gözleriyle o kadar güzel oynadı ki. Gözlerinde kıskançlığı, aşk acısını, hüznü,  Deniz'i öpmenin verdiği suçluluk duygusunu gördük. Sosyal medyada da en çok konuşulan Gökhan Alkan ve  canlandırdığı karakter Yiğit Balcı oldu.
Dizinin başından beri ağlıyoruz ama 14. bölüm bir başkaydı.  Bunda Gökhan'ın  güzel ağlıyor olmasıda etkendi. Nasıl bu kadar gerçek ağlayabiliyor biri bana bunu açıklayabilir mi lütfen..
Gözlerinin dolmasıyla ben çoktan ağlamış ikinci tura geçmiş oluyorum.
Ve tabii 10. bölümde olduğu gibi yine Bendeniz şarkısı kullanılmış. Bendeniz'in sesinden mi, şarkı sözünden mi, müzikten mi bilmiyorum ama içimi çok acıtıyor. Bir daha kullanmasalar mı acaba? Ruh halim gidip geliyor zor toparlıyorum çünkü.

Dikkatimi çeken birşey var yazmazsam olmaz. Yiğit Balcı ve Tuna'nın kavga sahnelerinde Yiğit Balcı direkt saldırırken, Tuna sanki tepki vermeyecekmiş gibi yapıp biranda saldırıyor. Neden Yiğit'i hazırlıksız yakalamaya çalışıyorsun Tunacık?? Bu konuyu bir yere bağlamayacağım sadece dikkatimi çekti her kavga sahnesinde aynı şeyi yapıyor. Bu Yiğit Kirazcı'yla ilgili bir durum olsa gerek. Öyle oynamak istiyor zaar. :)

Diziyi seviyorum ama bu bazı sahneleri izlerken sıkılmadığım anlamına gelmiyor.
* Her bölümde güldüremezler anlıyorum hayat zaten böyle değil Ama ben gülmek istiyoruuummm.
Deniz Aslan'ın komik hallerini özledim. Eski enerji yoktu son bölümde.

* Neşe ve İrem Deniz'den ne istiyorlar?? Hadi Neşe'yi geçtim İrem ne pis bi insan çıktın sen!!! İnsan aşık olunca kötü mü oluyor? Aşk böyle birşey mi? Yalnız Deniz'in başına ne geliyorsa Yiğit Balcı'dan dolayı geliyor.  Yiğit Deniz'i asistanlığa terfi eder Neşe düşman olur, Yiğit'in kalbi Deniz için atar İrem kuyusunu kazar. İlk yalanın çıkışıda Yiğit'in kendini hem fiziksel hemde kariyer bakımından fazla geliştirmiş olmasından kaynaklıydı. Suçlusun Yiğit Balcı :)

Ben artık sadece Yiğit Balcı'yı seviyorum demiştim ve öyle de devam ediyorum. Diğerleriyle kıyaslarsak en masum o var. Yanlışı yok mu? Var tabiki olmamı hiiçç!! Geçen bölüm bir yanlışa imza attı. Deniz Aslan'la yakınlaşması güzel ama diğer yandan çok yanlış buluyorum. Yiğit İrem'i deniz zannediyor.  Gerçek Deniz'e karşı birşeyler hissetmeye başladı ve bu deniz'i öpmeye kadar gitti. Bu durumda Yiğit Deniz zannettiği İrem'i aldatmış oldu. Yani dizide kimi övsek kendini bozuyor. Maşallah demeyimi unutuyoruz acaba:/

*Gazi sahnelerini çaycıykende hiç sevmiyordum, Patronun oğlu olduktan sonra da sevemedim. Beni sarmadı Gazi herkesin aksine.
Gazi'nin Yiğit'e laf sokması ve saç stilinin Yiğit Balcı'nın  saç stiliyle aynı olması dikkatimi çekiyordu ve rahatsız ediyordu.  Meğer Asena hanımın oğluymuşta havası ondanmış.  Zaten belliydi birşey olacağı.. 

*Neşe'nin kariyer delisi bir kadın olup çıkması ve bu uğurda değişik işler peşine düşmesi gereksiz oldu. Diziye hareket getiriyor bu tip atraksiyonlar ama ben izleyici olarak ihtiyaç duymuyorum böyle birşeye.

* Bölümün başından sonuna kadar Deniz ve Tuna'nın sevgili olduklarına herkesi ikna etmeye çalışmaları o kadar sıktı ki. Umarım önümüzdeki bölümlerde de devam etmezler çok yoruyor.

   *   *   *
İnstagramda AtvTürkiye sayfası TuDen fotoğrafı paylaşarak Sizce gerçek aşk hangisi? İlk mi, yoksa Son mu? diye sordu. Bence gerçek aşk karşılıklı olandır. Bunun ilki sonu yoktur.  Diziye dönecek olursak birbirlerine karşılıklı birşeyler hisseden Yiğit Balcı ve Deniz Aslan var.  Bu ikilinin birbirlerini sevmelerine rağmen uzak olmaya çalışmalarının tek sebebi irem! Yaa İremmmmm bi' gitsene birşey deneyeceğiz!!!! Gonca Sarıyıldız güzel, zarif bir kız. Fiziğine ayrıca hayranım ama İrem'i sevmiyorum.

Dergide  bir kişinin işine son verilecekti. Bu kim olacaktı? İzleyici Deniz, Tuna Yiğit arasında gidip geldi. Ben deniz kaldığı dersten geçtiği için elinde diplomasıyla gelecek ve işe son verme gerçekleşmeyecek diye bekledim. Tabiki öyle bir sahne izlemedik yine tutturamadım :))  Deniz'in işine son verilmedi fedakar Yiğitcim işten ayrıldı. Giderken sadece Deniz'e hoşçakal dedi.  Elbette ağlatan bir sahne oldu Ya ne olacaaadıı..



Deniz Aslan'la ortak yönlerimiz sadece panik, telaşlı, sakar olmamız değilmiş. Her bölüm yeni birşey çıkıyor :) Kıvırcık olmamız, Onun üniversite de benim ise lisede beden dersinden kalmamız :) Deniz Aslan ben miyim??
Deniz Geçen bölümde Yiğit'e babasının çiftçi olduğu ve liseyi dışardan bitirdiği yalanını söyledi O sahneye de bayıldım söylemeden geçemeyeceğim :)

Bir sonraki bölümde görüşürüz şimdilik bu kadarı yetsin ;)





.......................................

3 Ekim 2016 Pazartesi

TEBRİKLER ZEYNEP ÇAMCI VE GÖKHAN ALKAN



   Sayısız dizi varken sadece SEVİYOR SEVMİYOR'u izlediğimi söylemiştim. Benim caaaaanım dizimin karşısına bir süredir dizi,  program gelmiyordu. Yeni başlayan dizilerin yayın gününe özellikle dikkat ediyordum . Sanki dizi benimmiş gibi öyle bir sahiplendim ki.  Reyting kurbanı olsun istemiyorum o bakımdan  rakipler çok önemli.  Dün akşam O Ses Türkiye başladı.  O ses çok izlenen başarılı olmuş bir iş.  Acaba benim güzelim dizim adım adım geri mi gider yoksa kimseye pabuç bırakmaz mı diye düşünmedim değil.
Bu sabah reytinge hemen baktım sonuç güzell. Total'de 1. AB VE ABC' de 2. olmuş.  Haftaya ve sonrası ne olur bilemem ama bu sezon O ses'le çekişme olacağı kesin. O ses yarışma olduğu için saymıyorum Dizilerin birincisi SEVİYOR SEVMİYOR.  Bize zirveler yakışır izlemeye devam ;)

     *   *    *
  Gökhan ALKAN ve Zeynep ÇAMCI  ödül aldı.  Mutluyum, Gururluyum, Sevinçliyim onlar adına. Gerçekten hakettiler. İkisininde bugüne kadar ki röportajlarını okudum, konuk oldukları programları izledim. İkiside Oyuncu olmak için çok çalışmışlar, sabretmişler, yollar zorluda olsa türlü engelde çıksa asla vazgeçmemişler. Ve sonuç BAŞARI.
Dün sosyal medya  Gökhan Alkan ve Zeynep Çamcı'dan geçilmiyordu.  Gökhan ve Zeynep'le ilgili fotoğraf, video, tweet, yorum ne ararsan vardı . Özellikle takip ettim tüm gün. Akşamda dizinin 12. bölümü vardı onuda izledim şahaneyiz.





    İkiliye ödül Kore'den geldi.
Güney Kore'nin en prestijli ödülü olan APAN (Asia Pasific Actors Network) Drama Ödülleri'nin bu yıl beşincisini düzenledi. MBC tarafından düzenlenen 1 – 11 Ekim arasındaki DMC Festivali'nin bir parçası olarak yapılan ödül töreni 2 Ekim'de Güney Kore, Çin ve Japonya'da yayınlandı.  Törene Çin, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Filipinler, Tayland ve Endonezya gibi Asya ve Pasifik ülkeleri katıldı.
Sadece Asya Pasifik ülkesi oyuncularına verilen bir ödül olan APAN, tarihinde ilk kez Türk oyunculara verildi. Gökhan Alkan ve Zeynep Çamcı Kore dizilerini Türk izleyicisi ile buluşturup dünyaya tanıtılmasına yardımcı oldukları için "Asia Pasific Özel Ödülü" aldılar. Ne büyük mutluluk. Başarıları daim olsun inşallah. 


 Ödülden 3 gün önce Zeynep Çamcı'nın Altın Portakaldan aldığı ödül konuşmasını izlemiştim. Onu izlerken bi röportajında ''40 iş görüşmesine gittim hepsinde kapılar yüzüme kapandı. 7-8 yıl böyle mücadele verdim.  Recep İvedik kariyerimi parlattı ama o filmlerin ardından iki yıl hiçbir şey yapamadım. Görüşmelere gittim ama hiç biri olmadı.'' dediğini hatırlamış ve kafamda nereden nereye adlı bir kısa film çekmiştim :) Sonra Gökhan geldi hatrıma. O da alsın istedim. Ekrandan görüpte hep iyi olmasını istediğim 3 isim var bunlardan biri Gökhan. İyi kalpler hep iyi şeyler yaşamalı bence. Zeynep Çamcı'yı biliyoruz.  Hali tavrı komşunun kızı gibi çok içten ve çok yakın.  Ama Gökhan'ı Zeynep kadar tanımıyorduk. En azından ben. Bir önceki dizisini  sıkı takip etmesemde Gökhan'a çokta yabancı değilim aslında ekrandan aşina olduğum bir isimdi. Seviyor Sevmiyor'un 3. bölümünden sonra Gökhan'la ilgili birçok şeyi öğrendim .  Araştırmacı tarafıma dur diyemedim:)  Tanıdıkça daha çok sevdim ve hep güzel şeyler yaşasın istiyorum.
  Gökhan'ın babası önce oku demiş Gökhan'da içinde oyunculuk aşkı olmasına rağmen Kocaeli Üniversitesi Otomotiv Teknolojileri öğretmenliği  okumuş. Aslında öğretmenlik yapabilecek pozisyonda. Zaten öyle bir havası var :)  Ardından Anadolu Üniversitesi Dış Ticaret - Pazarlama ön lisans bölümünden mezun olmuş.  Müjdat Gezen sanat merkezinde tiyatro yaparken dizi görüşmelerine gidiyormuş. Arkadaşlarından biri ''biz çok denedik bişey çıkmıyor sende yorma kendini vazgeç bu sevdadan'' şeklinde bir konuşma yapmış lakin Gökhan vazgeçmemiş. Neden bunları yazıyorum. E sizde vazgeçmeyin. Bakın vazgeçmeyenler hayallerini yaşıyor. Sizde yapabilirsiniz.  Zeynep ve Gökhan'ın fanları çok küçükler.  12, 13,17 yaşındalar ve çok doğru isimlerin peşine düşmüşler. Bence ikilinin röportajlarını daha dikkatli okusunlar,  hayat hikayelerini ve kariyer yolunda neler yaşadıklarını kendilerine rehber edinsinler. 

Son olarak Seviyor Sevmiyor'un 12. bölümünü beğendim. Bu bölümde tam olarak ne anlatmaya çalıştılar anlamadım ama oyunculuklar ve bazı sahneler iyiydi. Gökhan Alkan ve Yiğit Kirazcı'nın bütün sahneleri, oyunculuk performansları müthişti. Galiba Gökhan'ı enerjik ve aksiyonlu sahnelerde daha çok beğeniyorum. Dövüş sahnesi tamamdır. Diyalogları güldürdü beni. O kadar repliği nasıl ezberliyorlar acaba?.   İrem neden Yiğit'i Deniz Aslan'a itmeye çalışıyordu? Onun gönlünü al demeler, yemekte biraraya getirmeler.  Aslında Tuna'yla Deniz'i biraraya getirmeye çalışıyor ama tam tersi oluyor yani ne bileyim bağlantı koptu bende anlayamadım. Senaryoda Yiğit'le Deniz'in barışması gerekiyor ve bir şekilde biraraya gelmeleri lazım ama onların biraraya gelmesini İrem sağlamamalı. Sonra benim kafam karışıyor anlam veremediğim şeyler oluyor. Gökhan, Zeynep ve Gonca bu bölümde şarkı söylediler. Zeynep'in de sesi güzelmiş. Konuşurkende farkediliyor sesinde bir sıkıntı var ama çok tatlı :) Gökhan'ı zaten biliyoruz ve albüm bekliyoruz ;)   

Bundan önceki yazımda 11. bölümün yıldızı Gökhan Alkan demiştim. 12. bölümün yıldızı ise Gökhan'ın saçları :) Acilen şampuan reklamı gelmeli ! Gerçekten saçları ve dizide kullanılan saç stili çok güzel ve o stil Gökhan'a yakışıyor.  Daha kirpiklerinden bahsetmedim bile. Tamam nazar değdirmeyeceğim her seferinde maşallah diyorum :)

NOT 1 :  Yiğit Balcı'nın babasını hiç sevmedim.
   NOT 2 :  Gökhan Alkan'ın Ödülün yanında verilen çiçeği  koklaması nasıl ince bir detaydır ;)





..................................................


1 Ekim 2016 Cumartesi

SEVİYOR SEVMİYOR /11. Bölüm


  İzlemeye doyamadığım SEVİYOR SEVMİYOR'un 11. bölümüyle ilgili birşeyler karalayalım bakalım.

10. bölümü izlerken dizinin Tuna'sına takıldım. Acaba Gökhan ''Tuna'' olsaydı bu karakter Gökhan'da nasıl dururdu diye düşündüm.  Aklımı çok kurcalamama gerek kalmadı 11. bölümde gördüm. Ofisteki depresyon halleri çok iyiydi.  Kesinlikle bir sonraki projede daha eğlenceli, şen, hayatı çok ciddiye almayan bir rolde görmeliyiz.

Zeynep Çamcı'nın oyunculuğu herkes tarafından beğeniliyor. Komedi de kesinlikle akla gelen ilk kadın oyunculardan oldu bile. Aksi bir rolde bir süre daha görmek istemem.  Komedi- Romantik komediye devam :)

  *   *    *

 Yiğit Balcı çocukluk aşkı olan Deniz'i henüz tanıyamadı. Hala başka denizlerde yüzmeye devam ediyor.  Deniz Aslan'ın Yiğit'in çocukluk aşkı olduğunu Neşe öğrendi. Ben çaycı Gazi'den bekliyordum ama yakında o da çözer :)  Buarada Gazi'nin sahnelerinden keyif almıyorum. Dizinin izleyicileri benim gibi düşünmüyor tabii. Gazi'nin saç stilinin Yiğit Balcı'yla aynı olması ve Yiğit'e laf sokması, heryerden çıkması hoşuma gitmiyor.
Yiğit,  Deniz sandığı İrem'i ailesinden istemesi için Amcasını çağırdı ama babası geldi. Vee babası Deniz'i gördüğü ilk saniyede tanıdı lakin Yiğit'e  hiç birşey söylemedi. Bu yalan nereye kadar devam edecek bilmiyorum ama Yiğit'e çok üzülüyorum ve gerçeğin Yiğit'ten saklanmasına sinirleniyorum artık.
 Bir önceki yazımda da bahsettim. Dizinin izleyicileri YiDenci (Yiğit-Deniz aşkını destekleyenler) ve  TuDenci (Tuna-Deniz aşkını destekleyenler) olmak üzere ikiye ayrıldı.  Bazen iki taraf arasında polemik yaşanıyor. TuDen'ciler senaristlere tweet atıyorlar TuDen olsun diye. Bakalım senaristler ne yapacak. Orjinaline sadık kalırlarsa YiDenciler sevinir. Aksi olursa TuDenciler.   Ben artık sadece Yiğit Balcı'yı seviyorum. Deniz'in gerçeği saklama çabası, İrem için Yiğit'ten vazgeçmesi hiç hoşuma gitmiyor. Tabii tipik dizi izleyicisi olarak esas kız esas oğlan evlensin mutlu mesut yaşasınlar istiyor insan.  Bu kadar yalanın ve yalancının içinde en temiz Yiğit kaldı ve mutluluğuda en çok o hakediyor. Nerdeyse etrafındaki herkes gerçeği biliyor ve ondan saklıyor! Babası bile..

    Her bölüm Yiğit'in çocukluktan bu yana yaşadığı travmatik olayları öğreniyoruz. Birde Gökhan o kadar içselleştirmiş ki Yiğit Balcı'yı inanılmaz güzel işliyor.  Dizinin ilk  bölümlerinde Deniz'le, şimdide Yiğit'le birlikte ağlıyorum. Sizcede Gökhan Alkan çok güzel ağlamıyor mu? :)  Gerçekten ağlıyor mu yoksa destekleyici birşeyler kullanıyorlar mı bilmiyorum ama tek bildiğim şey o an Gökhan'ı teselli etmek istiyorum.

11. bölümün aklıma geldikçe güldüğüm sahneleri var. Deniz'in yerde yatan boksöre tekme atıp ''Elleri kırılasıca'' dediği o an ben iptaldim :))  Yiğit'in depresyon halleri, Deniz'in onu toplantıya hazırlaması, Arabada geçen komut sahneleri çok güldürdü.

Yiğit'in,  Babasına olan öfkesini anlattığı sahne ve Sonrasında Deniz'in, Yiğit'in yakasından tutup kızdığı, bağırdığı sahne çok iyiydi.  O sahneyi tekrar tekrar izliyorum Muhteşemdi.

   Tuna ve İrem'den bahsedelim birazda. Aslında İrem'i son bölümlerde pek görmüyoruz. Keşke Yiğit'ten vazgeçse yoluna baksa değil mi :))
İrem Deniz gibi fedakar bir arkadaş değil. Deniz İrem için Çocukluk aşkından vazgeçiyor ama İrem bunu yapamıyor. Yiğit'in çocukluğunu Deniz kadar olmasada İrem'de biliyor. Bu 3'lü aynı mahalleden.. İrem Çocukken yüzüne bakmadığı Yiğit'ten şimdi gözünü alamıyor :)

Yiğit gibi birine aşık olmamak mümkün değil burda İrem'e hak veriyorum. İrem Deniz'le birlikte yazdıkları mektubu Yiğit'e vermek için gittiğinde Yiğit İrem'in saçlarında bir değişiklik olduğunu farketmişti. İrem'de saçlarını ucundan kestirdiğini söylemişti. Evet Yiğit  mesafeli bir patron olabilir ama sevdiği kadının saçındaki en küçük değişikliği farkedebilecek kadar iyi bir aşık. Dolayısıyla İrem'in Yiğit'e aşık olması çok normal. Deniz'de zaten Yiğit'i istemediğini söylemiyormuydu başta..  İrem ne yapabilirdi. Ama yine de İrem şöyle kenardan seyretsin kalabalık yapmasın :)

Tuna'da kadın izleyiciler tarafından hayal edilen erkek oldu çıktı yahu. Bir Tuna'dır gidiyor. Tuna o kadar da hayalini kuracağımız ya da hiç olmayan özelliklere sahip bir erkek değil. Yani birçok erkek bir kızın peşinden koşarken Tuna kadar bulunmaz hint kumaşına bürünebiliyor. Yani burnunu silerken garip sesler çıkaran,  dağınık, pis bir adam Tuna. Yiğit'in evine gidip sanki kendi eviymiş gibi bir kaç adamı çağırıp evi ahıra çevirmişti resmen.  Onun kalbimi güzel?  Bunları sevgiliniz, eşiniz yada yakınınızdaki bir erkek yapsa demediğiniz kalmaz.

Yiğit gibi düzenli, bakımlı, şık giyinen, sevdiği kadının saçlarındaki en küçük değişikliği dahi farkedebilen bir erkek dururken ne yapıyorsunuz siz ya !:/  Tamam çocukluk aşkını tanıyamamış olabilir ama Deniz'de Yiğit'i tanıyamamıştı hatırlarsanız. Kız gidip koca ekmeği bir hamlede yiyebilecek potansiyelde bir adama sarılmamışmıydı? Ölümüne Yiğitci oldum hayırlara vesile ;)
Ha Tuna'nın durumu gerçekten çok üzücü. Sevdiğin kişi bir başkasına aşık ve o aşık olduğu kişide senin patronun. Sevdiğin kişi ona bakıyor, onu düşünüyor ve sen bütün bunlara şahit oluyorsun. Ah Tuna senin için üzülüyorum ama yapacak birşey yok. Yoldan dönmem sonuna kadar Yiğit Balcı diyorum ;)

Tuna cephesi Deniz cephesine abayı yaktı gidiyor. Deniz cephesi ise Yiğit Cephesine yanık. Yiğit cephesi daha önce dediğim gibi yanlış denizlerde yüzüyor. Kendini deniz olarak benimseyen İrem ise kötü kadın müzeyyen modunda ama pasif olan türden şimdilik.

Artık Deniz karar vermeli. Hem Tuna'yla hem Yiğit'le bakışmalar yakınlaşmalar olmuyor. Gözümdeki imajı zedelenmeden toparlamalı. Sen Yiğit'e aşıksın Denizcim. Yiğit'ten kaçmak için başka bir erkeğe sığınacak birimisin? Sen hayırdır???









Yiğit Balcı'nın  küçük Yiğit'le (Çocukluğuyla)  yüzleşmesi,   Küçük Yiğit'in '' Büyüyünce mutlu bir adam oluyor muyum'' diye sorması en duygusal sahnelerden biriydi diyebilirim.

Bu dizi yanılmıyorsam yaza girmeden çekilmeye başlandı.  kavurucu sıcaklar malum.  Yaz boyunca o sıcak havada Gökhan Alkan takım elbise içindeydi.  Bi ara kravatıda eksik olmuyordu. Araba sahnelerinde dikkatinizi çektimi bildiğin boncuk boncuk terliyor. Oyunculuk zor iş. Allah kolaylık versin Gökhancım.  Sabreyle kış kapıda, artık evren senin için çalışmaya başlıyor dualarım seninle ;)

11. Bölümü yorumlamak için çıktığım yolda yine konu konuyu açtı..;)


...........................