8 Kasım 2016 Salı

KÖRDÜĞÜM !



   Uzun aradan sonra az biraz güzel bir bölüm izliyorum dedim bölümün başında lakin sonrasında yine bozdu. İyice sarpa sardı çıkmaza sürüklendi.

En güzel gelişme Yiğit Balcı'nın bir şeyleri sorgulamaya başlaması ve İrem olayını araştırması oldu. Ama Deniz Aslan ve Tuna ışınlanmayı buldukları için heryere Yiğit Balcı'dan önce gidip bütün açıkları kapatıyorlar. Ve Yiğitciiimm yine kafasında deli sorularla geri dönüyor.
    *    *   *
Ayakta uyutulan Yiğit Balcı'yken Tuna ve Deniz'in Yiğit'e söyledikleri yine hafiften sinir yarattı bende.
Yiğit Balcı Tuna'ya sorar:  Mesela, bana bir yalan söyleniyor sende bunu biliyorsun, ortaksın, içindesin. böyle birşey olabilir mi?
Tuna: Deniz'i (İrem) aldın teker teker gezdirdin.. İlk öptüğün yer, evlenme teklifi ettiğin yer, ilk yemeğe götürdüğün yer. Neden? Kız herşeyi kendi hatırlasın istedin. Böylelikle onu terkettiğini söylemek zorunda kalmayacaktın. Hem vicdan azabından kurtulacaktın hem de deniz'den.
    Bak bak zeytinyağına bak sen!! Yiğit Balcı'nın Sorusuna cevap veremedi-Veremezdi.

    Peki Deniz Aslan!
İrem Deniz'in annesinin Yiğit'e tüm gerçekleri anlattığı mektubu bulur ve Deniz'in hala Yiğit'e aşık olduğunu lakin duygularına engel olmaya çalıştığını öğrenir. Deniz'i arar deniz eve gelir. İkili arasında geçen konuşmada Ümitlenmedim değil. Artık Deniz yorgundu. Konuşmalarından ve bir hışımla kalkmasından sanki  gerçekleri Yiğit'e anlatacakmış gibiydi.  Ama Yiğit'le anısı olan eşyaları toplarken anladımki boşuna ümitlenmişim.
Deniz Aslan : Herşeyin suçlusu ben miyim! Arada ezilen ben mi olacağım, kırılıp dökülen ben mi olacağım. ''Sen göreceksin Yiğit'' dedi,.

Evet,  SEN GÖRECEKSİN YİĞİT dedi. Gelen Yiğit'e vuruyor Giden Yiğit'e vuruyor hayırdır? Yiğit bunlara N'aptı da ben kaçırdım acaba?
Sanırsın tek ayak üstünde onca yalanı Yiğit Balcı söylüyor.

 Dergi  batmış ekip dağılmış. Tabii dağılan ekibi toplamak Tuna'ya düştü. Herkesi tek tek buldu, konuştu geri dönmeye ikna etti.  Hepsinin biraraya gelip sarıldığı sahnenin hemen ardından Yiğit Balcı sahnesine geçildiğinde Gökhan Alkan'ı özlediğimi farkettim. Şaka değil bildiğin özledim. Gökhan'ı görünce sanki uzun zamandır görüşememişizde ansızın karşılaşmışız hissi uyandı.
Araya o kadar anlamsız ve merakımı uyandırmayan sahneler koyuyorlar ki dizide olduğunu dahi unutuyorum.  Ve bu adam dizide başrol..  BAŞROLLL ! Senaristlere bunu biri hatırlatsın.
Elbette her bölüm Yiğit ve Deniz'e ağırlık verilmez arada diğer karakterlerin hikayeside işlenmeli ama dozunda olmalı.  Bir önceki bölümde İrem üzerinden gidildi,  17.  bölümde  ise Tuna ve dergi ekibi. Tuna Ve Deniz sahnelerinde  En azından ilk aşk (YiDen) masumiyetine zarar verilmesin. Finalde Yiğit ve Deniz birşeyler yaşayacaksa geri dönüp baktıklarında az da olsa temiz bir hikayeleri olsun.

90'larda olsa senaryonun nereye gittiğine bakmadan izlemeye devam ederdik. Evet sinirlenirdik ama yinede diziden vazgeçmezdik. Çünkü ilgileneceğimiz başka hiçbirşey yoktu ama eskidendi çoook eskiden. . Yıl 2016 ve artık mutsuz olduğumuz yerde daha fazla kalamıyoruz. Dizi dışında kafamızı dağıtacak çok şeye sahibiz dolayısıyla senaristleri acilen güncellemek gerek.

    Yiğit Balcı çok kesin konuştu. '' Senden nefret edebilmek için İrem'le yer değiştirdiğinizi, bana yalan söylediğinizi düşündüm. çocukluğundan beri onu deliler gibi seven, deliler gibi aşık olan bana böyle çirkin bir yalan söyleyemez, böyle çirkin bir oyunun içine beni alet edemez diye düşündüm.  Ama eğer böyle birşey yapsaydın işte o zaman sonsuza kadar silerdim seni" dedi. Hadi bakalııımm burdan nasıl döner bu iş? Yalan ortaya çıkınca YiDen olmayacak mı? Yiğit Balcı herşeyi bırakıp Amerikaya'mı dönecek? Bak yine kalbimde bir sızı, Aklımda sorularla kaldım. Bu konuşmanın ardından Deniz Tuna'ya gitti. Yani mantığıyla gitti de kalben ne durumda henüz bilmiyorum. İlerleyen bölümlerde öğreniriz zaar :)

Ben zaten YiDenci olmaktan çıkıp Sadece Yiğit Balcı'yı sevdiğimi yazmıştım 11. bölüm yazımda.  YiDen'ciler de artık nerdeyse son 2 bölümdür sadece Yiğit Balcı'nın tarafındalar. Çünkü Yiğit bünyesinde yalan barındıramayan biri.  Yaptığı bir yanlış varsa onu da içinde saklayamıyor.  Deniz'e aşık olduğunu İrem'e itiraf etmişti mesela. Bu yüzden Yiğit Balcı sevilmeye değer :)
Şimdi Yiğit ortada bir yalan varsa Deniz'i sileceğini söyledi Kiiii ortada yalanlaaarr var! Sezon sonuna kadar bu yalan sündürülmez zira izleyici zaten yalanın uzatılmasından sıkılalı bir hayli zaman oldu. Son damlanın yarısı bardaktan 17. bölüm itibariyle düştü diğer yarısı direnmeye devam ediyor.  Yiğit Balcı herşeyi öğrendiğinde intikam soğuk yenen yemektir mantığıylamı ilerler yoksa dizi Yiğit'in herşeyi bırakıp Amerika'ya dönmesiyle son mu bulur bilinmez ama Yiğit Balcı karakterine biraz hareketlilik katmak gerek. Madem Gökhan'a az sahne yazıyorsunuz bari oynarken keyif alacağı sahneler yazın.
 
                             *   *   *
Gökhan Alkan'ı sevenlerin bir kısmı diziden çıkmasını istiyorlar.  Hem senaryonun gidişatından memnun değiller hem de başrol olarak girdiği dizide yan rol gibi sunulmasından rahatsızlar.  Herşeye katılırım ama senaryo ne kadar kötü olursa olsun, Sahnesi ne kadar küçük, basit ve sıradan olursa olsun diziden ayrılmamalı, oyunculuğunu son zerresine kadar konuşturmalı. Gökhan Alkan sadece gözleriyle herşeyi anlatabilen bir oyuncu. Gerçekten çok başarılı. Hatta zahmet edip replik yazmasınlar Gökhan konuşmadan daha iyi oynuyor:)  17. bölümde Yiğit, Deniz, Deniz'in annesi, İrem ve Tuna'nın masadaki konuşmasında ve Deniz-Yiğit ikilisinin çatı konuşmasında Gökhan'ı izledim sadece. Yani Yiğit Balcı olarak bakmıyorum oyunculuğunu izliyorum .Birçok izleyicide benim gibi yapıyor zaten takip edilecek doğru düzgün bir hikaye kalmadı ortada. Bari Gökhan'ı izleyelim :)))

SON SÖZ:   Senaryoya Gökhan'ın Röportajlarında söylediği sözler ekleniyor. Gökhancım senaryoya el atıyorsun belli, Bari gidişata at ki  bir nefes alalım ;) Senaristlerle bir sade kahve iç, şu işi konuş derim. Diziyi herkesten çok sen sahipleniyorsun kurtarırsan sen kurtarırsın güveniyorum sana.







.................................................................







Hiç yorum yok: