Bumerang

Bumerang - Yazarkafe

21 Kasım 2016 Pazartesi

KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ!

   Yiğit Balcı'nın gerçekleri öğrendiği sahneyi sona saklamışlar! Onu da doğru düzgün yayınlayamadılar. Araya giren reklamlar herşeyi mahvetti. Ne ağlayabildim ne de gülebildim. Hiçbir şey hissedemedim Tebrikler Atv.

    *      *     *

Eleştiriyle başladım yazıma. Bu sefer kısa sürecek kararlıyım hem de en az Yiğit Balcı kadar kararlıyım. 

15. bölümü izlerken içimde bir boşluk hissi vardı 19. bölümü de aynı hisle izledim. Diziyle ilgisi yok tamamen bende. 
Birkaç sahne var onlara değinip yazıma son vereceğim. Aklımı ve kalbimi çok yordu bu dizi. Karakterlere üzülmekten yıldım. 
Artık benim de kafam Gazi gibi geliiyy gidiiyy, geliiyy gidiiyy.

         *    *    * 
 Yiğit'in Deniz'e aşık olması İrem'in kalbini çok acıtmış olmalı ki o acıyla Deniz'in  canını yakmaya çalışıyor.  Biz hep Yiğit Balcı ve intikamı birarada kullanıyoruz ve böyle bir beklenti içine giriyoruz ama asıl intikamcı İrem çıktı.  Tamam Deniz söylememesi gereken bir yalan söyledi  İremden yardım istedi. Hatalı mı evet hatalı.  Bu yalan birkaç saat içindi İrem'in panikten saçmalaması üzerine uzamıştı. İrem, Ne zaman oyundan çıkmak istesem beni tekrar oyunun içine attı, daha fazla oyna, daha fazla rol yap dedi diyor . Şimdi diziyi başa alıp izlettirecekler bana ama vaktim ve sabrım yok. Hatırladığım kadarıyla değineyim.  İrem Deniz'in haberi yokken Yiğit'le görüşmeye devam etmemişmiydi? Bunu Deniz'den saklamak için akla karayı seçmiyormuydu? Yiğit'i gerçek Deniz Aslan olduğuna fazlasıyla inandırmamışmıydı? Deniz Aslan puzzle parçasını Yiğit'e vereceğim o da gerçekleri bu şekilde öğrenecek dediğinde irem o puzzle parçasını alıp Yiğit'e vermemiş miydi?
Ve tüm bunlar olurken Deniz'in haberi var mıydı? 
Yoktu! Deniz doğum gününde Yiğit'in İrem'e gidip evlenme teklifi ettiğini gördüğünde anladı ikisinin uzun zamandır görüştüğünü. E bu kızı İrem ayakta uyutmadımı !!?? 
Geçen bölüm yazımda Deniz Tuna'yı sorgulayamaz, yargılayamaz, SUÇLAYAMAZ demiştim aynı şey İrem içinde geçerli. İrem'de Deniz'i suçlayamaz! Deniz kadar hatta deniz'den daha suçlusun İrem! Otelde işler seni bekler hadi normal akışına geç. 

 Birde demez mi suçlu sensin, hepimizi mutsuz ettin diye. he İrem he... 

  *   *   * 

Tunaaa Tunacıııkk sanada üzüldüm. Ama bunu sen istedin. Bile isteye üstüne gittin acının. Göz göre göre attın kendini ateşe dolayısıyla söylenmeye hakkın yok. 

''İşin içinde aşk varsa orada duracaksın.'' Yakar! Çok dışında kalmayacaksın çokta içine girmeyeceksin. 
Tuna güzel seviyor ama insan biraz da kendini sevmeli.

Tuna'nın yaptığı neydi öyle anlayan varsa beri gelsin. Deniz sürekli Yiğit'le birlikte, Deniz'in Yiğit'i sevdiğini de gayet iyi biliyor. Peki Ayça'yı otele çağırıp saçma bir oyuna alet etmesi???
Deniz'i kendinden soğutmak için mi? İyi de kız zaten duygusal olarak senin yanında değildi. Ayrılalım demen yeterdi. Tuna, Deniz, Yiğit,İrem!! Bütün karakterler aşktan kafayı kırdı yetişin:) 

   *    *     * 

Yiğit Deniz'e,  ''Ne olursa olsun, ne pahasına olursa olsun o dergiyi alacağım. Bunun için savaşacağım, gerekirse bekleyeceğim, savaşımdan vazgeçmeyeceğim'' dedi. Burda dergi deniz oluyor tabii :))  İstediğimiz şeyleri almak konusunda mücadele etmeliyiz bu kişi de olsa fakat  O kişi bizden çoktan gitmişse mücadele etmenin anlamı kalmıyor.  Kendinizi boşuna yorduğunuzu anladığınızda geçen zamana üzülüyorsunuz. Yiğit Balcı'nın da dediği gibi, aslında Gökhan Alkan'ın dediği gibi Geçen zaman değil, geçen ömür.!
Ve biz o ömrü boş savaşlar için harcarken gözümüzün önündeki güzellikleri kaçırıyoruz. En acısı da sen onun için üzülürken o yolunu çizmiş, sensiz hayatın daha keyifli olduğunu kabul edip son zerresine kadar yaşıyor. . 
Peki Deniz Aslan Yiğit'ten gitti mi? Yiğit mücadele etmeli mi? Deniz'in kalbi Yiğit Balcı'da ama aklı Tuna'da yani mantığı. İrem için fedakarlık değil miydi Deniz'in Tuna'ya gitmesi? ve bunun içinde mantık yok mu? İkisi evlenecekti deniz'in düşüncesine göre. Yani deniz Yiğit'ten yarı yarıya gitmiş. Eğer mantığı kalbinin önüne geçerse Tuna'da kalır, kalbiyle hareket ederse Yiğit'e gider.  Yiğit sürekli Deniz'in gözünün önünde olmaya devam edecekse ki iş dolayısıyla öyle olacak E o zaman duygular da karman çorman olmaya devam edecek.  Bakalım bu karışıklıktan en az yarayı kim alacak?

Yiğit mücadele etmeli mi sorusunun cevabı :  Yiğit gerçekleri öğrendi. Buna rağmen hala deniz de deniz aman da deniz isterim de isterim derse ve kızın gönlü Yiğit'teyse  neden mücadele etmesin ki.
Ben etmezdim o ayrı )


* Kokarca Çağdaş'ı ilk gördüğümde ne gerek vardı böyle birşeye dedim ama 2 bölümdür tek güldüren sahneler ondan geliyor. İyi olmuş beğendim. 

* Sevil Uyar Ayça karakteriyle girdi diziye.  Yiğit, Deniz ve Tuna gibi kemik kadronun tam ortasında. Sevil Uyar sanki dizinin başından beri vardı da sahneleri daha yeni artmış gibi. Hiç yadırgamadım. 
   Ayça Tuna'ya aşık yani Yazar Gölge'ye.  Ben ikisini birlikte görmek isterim. Oldu bu ikili bence. Ayça Tuna'yı üzmez.. Çünkü  Tuna'yla göz göze gelmeden, elini tutmadan, onunla konuşmadan aşık olmuş bir kadın Ayça. Kolay kolay incitmez kıymetini bilir böyle seven biri. Ama genelde ciddiye alınmaz, korkarlar hayran-ünlü aşkından. Sanki öbür türlü aşkı yaşamayı başarabiliyorlarmış gibi :))))


 Reyting bu hafta güzel. Düşme yok yükselme var.
YiDen'den kaynaklı değil çünküsü ortada daha YiDen yok. Kesinlikle Yiğit Balcı'nın gerçekleri öğrendiği sahne merak uyandırdı. Gökhan Alkan'ın oyunculuğu çekti izleyiciyi. Lakinn işte Atv sahneyi harcadı. Bir sonraki bölümde kesmeden yayınlanacaktır. Beklemedeyiz.
 

    Son Söz : Ne demişti Deniz Aslan  ... Aşklar biter! değiştiremezsin, değiştiremeyeceğin şeyleri hayatının merkezine koyma!

 Bir söz de Gökhan Alkan'dan gelsin.  ''KİMSE AŞK ACISINDAN ÖLMEZ''
   




      ... Bir sonraki bölümde yine gelin ben burdayım İnşALLAH.... 



..............................................................





Hiç yorum yok: