Bumerang

Bumerang - Yazarkafe

15 Kasım 2016 Salı

İNTİKAM MI? AMERİKA MI? DOLUDİZGİN AŞK MI?


    Yiğit ve İrem ayrıldı, Deniz ve Tuna aşka yelken açtı. Deniz Tuna'ya gerçekten aşık mı anlayamadım. Aşk değil de belki aşka yakın bir duygu var. Hani olmuşta olabilir, olmamışta olabilir.  Bu kızın ruh hali benden de dalgalı çıktı. Ne yapacağı belli olmuyor.  Kızınız olursa Deniz ve Derya isimlerinden uzak durun

Ne Gölgeymiş be tanımayan sevmeyen yok. Bir imzalı kitap uğruna herşeyi kabul eden insanlar var.  Yıllar önce Deniz şarkı söylemek istiyormuş konservatuvar sınavlarına girmiş talihsizlik yaşamış jüriden geçememiş. Tuna bu durur mu hemen deniz'in hayalini gerçekleştirmeliydi. Konservatuvar müzik bölümü hocalarını ikna etti. Deniz sahneye çıktı şarkısını söyledi, övgüyü aldı mutlu oldu. Hocaların vakit kaybetmeden İmzalı kitap istemesi nedir ya.. Her bölüm birileri  imzalı kitap almak için Tuna ne isterse yapıyorlar.  Ve ben  artık basitleşen bu durumdan sıkıldım.


Deniz'le Tuna'nın ayrıldığını zanneden Yiğit Balcı etrafa mutlu ve umutlu gülücükler dağıtıyordu. Deniz'in içinde ise fırtınalar kopuyordu.  Tuna'yla ayrılmadığını söylemekte zorlandı. Kızmadım bu bölüm denize.  Kolay değildir bazı şeyleri söylemek. Dışardan bakana kolay görünür lakin içerdeki can çekişir.  Yiğit Balcı mutluyken,  heyecanlıyken karşısındakine konuşma fırsatı vermiyor farkettiniz mi? Deniz Tuna'yla olan durumunu söylemek istediğinde bizimki yine susturdu.
Bir kaç bölüm daha söyleyemez diye düşünmüştüm öyle olmadı.  İlginçtir uzatmalara girmeden söylettiler. Senaristler bu sefer insaflı davrandılar.
   
Bölüm Yiğit Balcı ve Deniz Aslan'ın Şile'de dans ettiği an başladı benim için.
Daha önce Şile'ye iş için gitmişlerdi. O zamanlar Yiğit Balcı Anti Deniz Aslan'cıydı.  Kim derdi bir zamanlar azarladığı, sen bu ismi haketmiyorsun dediği kadına aşık olacak ve uğrunda dökmediği kadar gözyaşı dökecek diye. Önce varlığını farketmezsin, sonra uğrunda mahvolursun. HAYAT!
Yiğit Deniz'e aşkını tam anlamıyla ilan etti. Güzel anlattı gözünün gördüğü, kalbinin seçtiği kadını. Birde bizim gördüğümüz tarafını görse =)
Deniz Tuna'yla sevgili olduklarını söyledikten sonra Yiğit yıkıldı. Deniz'in ellerini bıraktığında tam ağlayacaktım kemancı bütün duygusallığı aldı götürdü.  O nasıl bakıştı öyle :)

Tuna Deniz'i almak için yollara düşmüş. Yolun bir tarafında Yiğit Balcı diğer tarafında Tuna. Sevgi Neydi? Sevgi emekti diye saçmalayarak Tuna'ya giden Deniz! Hemde BENİ BIRAKMA diyen Yiğit Balcı'ya rağmen.. Çocukluk aşkı, ilk aşkı Yiğit'e rağmen! Nasıl bir kalp var kız sende !?:)
Böyle bir adam Beni bırakma diyecek ve sen arkana bile bakmadan diğerine gideceksin TÖVBE BİSMİLLAH çarpılırsın.
Tuna'nın emeği var şimdi inkar edemem. Ama bu emek Tuna'ya gitmesini gerektirecek türden mi? Ben böyle ciddi bir yalana ortak olan bir adamla olamam ama Deniz'in benim gibi düşünmesini de bekleyemem. Çünkü Tuna'nın ortak olduğu yalanı Deniz doğurdu. Tuna'yı sorgulayamaz, yargılayamaz, suçlayamaz.  Deniz'in Seçimi kendisi açısından doğru olabilir. Ben Yiğit'ten uzaklaşmak için başka bir adama giden değil, yalnızlığı seçen kadını görmek isterdim.

 Tuna'nın ki emekte Yiğit Balcı'nın ki ne? Adam  Deniz'le tanıştığı ilk gün yerden aldığı taşı (Ki ne kadar ince bir düşünce) 15 yıl saklıyor ve onun yanında diğer anıları da.  Bazılarına basit gelebilir, Sadece taş görebilir ama ben o taşa bakınca  Aşk, Kıymet en önemlisi sadakat gördüm.

Tuna gibi sevmek diyorlar.  Kadın Yiğit'e aşık, Kadın Tuna'nın omzunda ağlayarak Yiğit'e aşık olduğunu söylüyor, Kadın Yiğit'le öpüşüyor ( Deniz değil Yiğit öptü ama Deniz istemeseydi Yiğit zor öperdi.) Tuna  öpüşme videosunu görüyor ve bütün bunların üstüne Deniz, ''Sana geldim'' dediğinde Tuna hemen kollarını açıyor. Bence bu aşk değil, bu bildiğin hastalık.  Saplantılı Ayça'dan betersin Tuna :) Evet Artık Tuna'nın asistanı var. Aslında stajyer hemde öyle böyle değil.  Ayça'nın durumu "Yazar Gölge" etkisi sanırım.  Bak yine bir Gölge meraklısı daha.
Tuna'ya olan bu merak, ilgi, alaka acaba  sevgi eksikliğinden mi kaynaklanıyor?
Deniz ne yaparsa yapsın Tuna bırakmıyor bu da insanların hoşuna gidiyor.  Ben çok sağlıklı bulmuyorum Tuna'nın aşkını.

Deniz Tuna'yla sevgili olduğunu söylediğinde Yiğit Deniz'den vazgeçer diye düşündünüz mü benim gibi? Ben öyle düşündüm ama Yiğit, "Gözümün önünden ayrılmayacaksın, sürekli yanımda olacaksın. Herşey daha yeni başlıyor. Sen benden çok kolay vazgeçtin ama ben senden asla vazgeçmeyeceğim" dedi.  Kız normal olmayınca talipleride böyle oluyor demek ki :)) İlk bölümlerden birinde Deniz,  BENİM SEVDİĞİM BENİ SEVMEZ,  BENİ SEVENİ BEN SEVEMEDİM.  BENİM HİÇ SEVDİĞİM YOK Kİ.  BENİ SEVEN YOK Kİ KİMSE BENİ SEVMİYOR diyordu. Şimdi birbirinden saplantılı iki aşık var. Seç beğen al Deniz ;)

Dergi ekibi tekrar toplandı Yiğit Balcı'da dahil. Dergiyi ayağa kaldırmak için Yiğit'in fikri vardı. "Yazar Gölge'' ile röportaj.  Röportajdan dolayı dergiyi Tuna kurtardı zannedilmesin. Fikir Yiğit'ten çıktı, çalışanlarda (Tuna) uyguladı. ;)  Tamam Tuna'nın da etkisi vardı sonuçta ekibi topladı hakkını yemeyeyim. Dizi olsa da Karma olayına girmek istemem ama dergi için parlak fikirler hep Yiğit Balcı'dan çıkıyor.

İlk bölümlerde Deniz sete ayakkabılarıyla girmişti ve Yiğit çok kızmıştı. Ne ağlamıştım o sahnede. Dayanamayıp Gökhan'ı instagramda bulup "Yiğit Balcı'nın iyi patron olduğu bölüme geçebilir miyiz lütfen. Deniz'e her kızdığında üzülüyorum" yazmıştım  :)) Günümüze geldiğimizde ise Tuna'yla  Röportaj yaptıkları sette Yiğit Deniz'e, istediğin gibi basabilirsin dedi  :) Eyy Aşk ;)
                                     *    *    *
    Çok tartışılan ama bir türlü ortak noktada buluşulamayan bir konu! SUÇLU KİM?

*  Yiğit Balcı dışında diğer 3'lü suçludur net. Kimse aksini inkar etmesin. Yok Yiğit Deniz'i tanımadı, insan çocukluk aşkını tanıyamazmı demeyin. Deniz'de Yiğit'i tanıyamamıştı. Yiğit diye bir başkasına sarılmıştı. Ben bunu 11. bölüm yazımda da hatırlatmıştım.   İlk bölüme gidersek deniz Yiğit'i tanımadı, sadece o olduğunu Yiğit sayesinde anladı. Parktaki sahneyi anlatıyorum üşenmeyin açın izleyin = Deniz'in telefonu çalar.. Arayan Yiğit...  Telefonla konuşan, buldum deyip el sallayan ve kendisine doğru yürüyen adamı gören Deniz onun Yiğit olduğunu anlar.  Yani Ortada tanıma yok.  Yiğit'te deniz'i bu şekilde anlayabilirdi ama deniz'in hemen arkasında  telefonla konuşan  başka bir alternatif duruyordu :)

* Kendinizi  Bütün karakterlerin yerine koyun.  Ama Tuna'da acı çekiyor dersiniz şimdi siz. Tuna bilerek isteyerek acının üstüne gidiyor ama Yiğit  Deniz- Tuna ve İrem üçlüsünün iş çevirmesiyle yani kontrolü dışında acı çekiyor.   Deniz ve İrem'in yalanından dolayı adam ilk aşkı diye başka bir kadının elini tuttu, öptü, evlenme teklifi etti. Deniz Aslan'a karşı olan hislerine yenik düşmeseydi şuan İrem'le evlenmiş olacaktı. Düşünsenize çocukluk aşkınız olduğunu zannettiğiniz (Acı tarafı da siz zannetmiyorsunuz, size öyle söylüyorlar, kabul ettiriyorlar)  başka bir kadınla/adamla evlendiğinizi ve aynı evin içinde geçecek olan bir ömür..

* Yiğit Deniz Aslan'dan hiç mi şüphelenmedi ? Aklı karışmadı mı?. Karışmaz olur mu hiç. Deniz'in masasındaki soğanla bakışması soğanla ciddi düşündüğünden değildi herhalde. Çocukluk aşkını Deniz Aslan'da gördüğü esnada İrem Yiğit'in  Deniz'e verdiği puzzle parçasını Yiğit'e geri vermişti .  Her ne kadar çocukluk aşkını başka bir kadının gözlerinde hal ve hareketlerinde görsede sadece ikisinin bildiği puzzle parçası başka bir kadından çıkıyor. Haliyle başa sardı.  Yiğit aslında duygusuz ve algıları o kadar kapalı değil. Yani kapalı da o kadar değil :)  Hem nasıl kapalı olmasın ki.. Çocukken dış görünüşüyle dalga geçilmiş, babası tarafından çok sevilmemiş, Annesini kaybetmiş. Tüm bu yaşadıkları onu dış dünyadan koparıp almış. Kendi kabuğuna çekilmiş Dolayısıyla etrafta olup biteni anlamakta, farketmekte zorlanıyor

                                   *   *  *
19. bölümün ilk fragmanı olay! İrem gerçekleri anlatıyor anladığım kadarıyla. Tabii bu birinin rüyası, hayali kabusu değilse.  Ve Yiğit Balcı sinir krizi geçiriyor.  Deniz Aslan'ın masasında  elinin ulaştığı herşeyi kırıp döküyordu.
Yiğit Balcı için üzülsem de bu tip sahnelerde Gökhan Alkan için seviniyorum.  Oyunculuk adına elinde avucunda ne varsa kullansın, sınırlarını zorlasın istiyorum.
Fragmanın yayınlandığı dakikadan itibaren  yorum yağıyordu Gökhan için. Kısacık fragmanda herkesi etkilemiş.

Acaba İNTİKAM MI? AMERİKA MI? Yoksa herşeye rağmen doludizgin YiDen aşk sahneleri mi izleyeceğiz?
Heyecan ve merakla bekliyorum.

... Dizinin kamera arkası görüntülerini sadece ben merak etmiyorumdur eminim. O sahneler nasıl çekiliyor, neler yaşanıyor her bölüm sonu görsek süper olur ;)












Hiç yorum yok: